YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6103
KARAR NO : 2015/6206
KARAR TARİHİ : 14.05.2015
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 02/03/2015 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın yargı yolu nedeniyle reddine dair verilen 03/03/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, icra dairesi görevlilerinin kusurlu eylem ve işlemleri nedeniyle uğranılan zararın davalı … Bakanlığı’ndan alınması istemine ilişkindir. Mahkemece, yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, borçlularından alacağını tahsil amacıyla Gebze 1. İcra Dairesi’nin 2012/5369 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, takibin kesinleşmesi ile birlikte İcra Dairesi’nin 2013/882 Talimat sayılı dosyası ile borçluların taşınmazları üzerinde haciz işlemi yapıldığını ve haczedilen taşınır malların satışının gerçekleştiğini, ihale bedelinin ve diğer tüm satış masraflarının dosyaya ödendiğini, icra müdürlüğünce haciz tarihinin yanlış gösterilerek ve sıra cetveli yapılmadan paranın başka bir dosyaya gönderildiğini, alacağını tahsil edeceğini beklerken icra müdürlerinin kusurlu işlemleri nedeniyle alacağına kavuşamadığını belirterek, uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece kamu personelinin hizmet kusurundan kaynaklanan tazminat davasının çözüm yerinin idari yargı yeri olduğu gerekçesiyle yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiştir.
Tüm dosya kapsamı gözetildiğinde, davanın İcra ve İflas Kanunu’nun 5. maddesinden kaynaklandığı ve icra memurunun kusurlu eylemi nedeniyle idareye açılan tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır. İcra ve İflas Kanunu’nun 5. maddesindeki, “İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılır… Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.” biçimindeki düzenleme uyarınca icra müdürlüğünün hatalı işleminden dolayı Adalet Bakanlığı’na karşı açılan davaya adli yargıda bakılması gerekir. Devletin zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, işin esası incelenip dava konusu işlemde icra müdürlüğü görevlilerinin kusurlarının olup olmadığı, kusurları varsa oranı ve zarar kapsamı belirlenerek varılacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan yasal düzenleme gözönünde bulundurulmaksızın, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bu nedenle kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 14/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.