Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/5101 E. 2013/11137 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5101
KARAR NO : 2013/11137
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 16/01/2008-15/11/2009 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının 16.01.2008-15.11.2009 tarihleri arasında davalılara ait ticari takside geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının, davalı … nezdinde çalışmasının bulunmadığı, davalı …, davaya konu hizmetin geçtiği … plakalı aracın kullanma hakkını kira parası karşılığı …’a verdiğinden, … plakalı araçtan dolayı, 506 sayılı Yasanın 4. ve 5510 sayılı Yasanın 12.maddesi uyarınca işveren durumunda olmadığından, davanın “pasif husumet” yönünden reddine karar verilmiştir.
Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf ehliyeti dava şartlarından olup yargılamanın her safhasında re’sen gözönünde tutulması gerekir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının trafik sicilinde davalı … adına kayıtlı ancak plakasının kullanım hakkı aralarındaki sözleşme ile dava kendisine ihbar edilen …’a devredilen … plaka numaralı taksi işletmeciliği işyerinde geçen çalışmalarının tespitini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Hizmet tespiti davalarında, davacının tespitini istediği çalışmanın geçtiği işyerinin sahibi olan gerçek ya da tüzelkişi işveren, Sosyal Güvenlik Kurumu ile zorunlu dava arkadaşıdır. Hal böyle olunca yapılacak iş, davacıya …’ı davaya dahil etmesi için süre vermek ve ihtilaflı dönemin tümü için işverenin gösterdiği delilleri toplamak, tüm delilleri birlikte değerlendirmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.