Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/7273 E. 2013/10961 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7273
KARAR NO : 2013/10961
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının iş kazası sonucu % 6 sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda, davacının % 10 davalının % 90 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Mahkemece 22.875,77 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili 14/02/2008 tarihli dava dilekçesi ile davalı …’ dan 35.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminat istediği, uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, bu davacı vekilinin mahkemeye sunduğu ve başvuru harcını yatırdığı … bir dava dilekçesiyle davalı … San. Tic. Ltd. Şti’ nin davaya dahil edilerek maddi ve manevi tazminattan sorumlu tutulduğuna dair hüküm kurulmasına ilişkindir.
1086 sayılı HUMK’da ve hüküm tarihinde geçerli olan 6100 sayılı HMK’ da dahili dava diye adlandırılan bir müessese bulunmamaktadır.
Somut olayda; dava açılırken taraf gösterilmeyen … Bakalit ve Metal San. Tic. Ltd. Şti’ ye yönelik usulünce açılmış bir davanın söz konusu olmadığı açıktır.
Hal böyle olunca da hakkında usulüne uygun biçimde açılmış bir dava bulunmayan ve ihbar olanan konumunda olan … Bakalit ve Metal San. Tic. Ltd. Şti aleyhine olarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
3-Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen 20.000,00 manevi tazminatın fazla olduğu ortadadır.
O halde, davalılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve daha uygun bir miktara hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine
27.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.