YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/630
KARAR NO : 2012/15548
KARAR TARİHİ : 03.07.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence geçerli sebebe dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, iş yerinde Ticaret Yöneticisi unvanı ile çalışan davacının çalıştığı pozisyonun gereklerini tam olarak yerine getirmediğini, giyim kuşamına özen göstermediğini, müşteriler ile yeterli iletişimi sağlayamadığını , hatalı kontrat yaparak yanlış ürün sevk ettiğini, işe sık sık geç geldiğini ve işin gerekleri dışında aşırı internet kullandığını, yönetici ve çalışma arkadaşları ile nezaket sınırlarını aşan konuşmalar yaptığını, performans takip görüşmesinde davacıya beklenilen performansın açıklandığı buna rağmen beklenilen performansı gösteremediğini, feshin geçerli sebebe dayandığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin performans yetersizliği gerekçesi ile feshedildiği, davacının performansının yetersiz olduğuna ilişkin tespit bulunmadığı, fesih bildiriminde belertilen eylemlere ilişkin tutanak ibraz edilmediği ve bu konuda davalı tanığının anlatımının iddiayı tek başına ispata yeterli olmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, iş yerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, fesih bildiriminde belirtilen eylemlere ilişkin olarak, 31.08.2010 tarihinde davacı işçinin savunması alınmıştır. Davacı savunmasının içeriğinden, İstanbul’daki görevine başladığı ilk ay müşteriye hatalı mal gönderdiğini, bekar olması sebebi ile giyimine evli çalışanlar kadar özen gösteremediğini, Hale Toker isimli çalışanla arasında tartışma yaşandığını, trafik yoğunluğu ve erken uyanamama nedeni ile zaman zaman işe geç kaldığını kabul etmiştir.
Davacının amiri konumunda olan davalı tanığı … …, işverenin sponsor olduğu kongreye, davacının rakip firmaya ait tişört giyerek katıldığını, müşteri ziyaretlerine tıraşsız olarak gittiğini, kıyafetlerine özen göstermediğini, işe geç geldiğini, bu konuda davacıyı uyarması üzerine kendisine bağırdığını, yanlış ürün sevkiyatı yapması sebebi ile şirketin müşteri ile sıkıntı yaşamasına sebep olduğunu beyan etmiştir.
Her ne kadar fesih bildiriminde belirtilen eylemler işverence somutlaştırılmamış ise de, yukarıda da belirtildiği bu eylemlerin gerçekleştirildiği davacının savunması ve tanık beyanı ile sabittir. Davacı işçinin bu davranışları 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde olmamakla birlikte, iş yerinde işin görülmesini olumsuz etkileyen davranışlardır. Bu durumda, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren tarafından makul ölçüler içinde beklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Fesih geçerli sebebe dayandığından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır .
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 466,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 03.07.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.