Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/631 E. 2012/15549 K. 03.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/631
KARAR NO : 2012/15549
KARAR TARİHİ : 03.07.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş yerinde bir başka çalışanın cinsel tacizine maruz kaldığını, bu durumu şirket yetkililerine bildirdiğini, evli olması sebebiyle olayın üstüne gidip suç duyurusunda bulunmadığını, şirket tarafından konuya ilişkin yapılan araştırma sonucunda 16.03.2011 tarihinde, tacizi gerçekleştirilen diğer işçi ile birlikte davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin haklı ve geçerli sebebe dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının mağazada birlikte görev yaptığı iş arkadaşı … ile ahlak, adap ve iş yeri disiplinine uymayan diyaloglara girdiğini, iş arkadaşlarına karşı uygunsuz tutum ve davranışlarda bulunduğunu, bu sebeple iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanun’un 25/II maddesinin ( e ) alt bendi gereğince haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece ; davacı hakkındaki iddiaların sübut bulmadığı, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene
haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut olayda, 23.03.2011 tarihli fesih bildiriminde davacının birlikte görev yaptığı … isimli çalışanla arasında hoş olmayan konuşmalar geçtiği, bu kişi ile iş ahlakı ile bağdaşmayan ve iş yerine uygun olmayan konuşmalar yaptığı hususunun diğer personelin yazılı beyanı ile anlaşıldığı belirtilerek iş sözleşme 4857 sayılı Kanun’un 25/II- e bendi gereğince feshedilmiştir.
Dosya içerisine ibraz edilen belgelerin incelenmesinde ; davacının iş yerinde çalışan … isimli işçinin kendisine cinsel tacizde bulunduğu yönündeki şikayeti üzerine, davalı işveren tarafından iş yerinde soruşturma başlatıldığı ve bu soruşturuma sırasında yazalı beyanları alınan … , … , … …, … isimli çalışanların, davacının mağaza çıkış saatlerinde üstünü değiştirmek için, hem cinsi olmayan çalışanların yanında soyunarak iç çamaşırları ile dolaştığını, iş yerinde cinsel yaşamından uluorta bahsettiğini, kadınlığı ile mağaza çalışanlarını etki altına almaya çalıştığını, yine hem cinsi olmayan çalışanlara öpücük göndermek, beni de öper misin demek sureti ile, iş yerine ve sosyal konumuna uygun olmayan davranışlarda bulunduğunu bildirdikleri görülmektedir,
Davacının diğer işyeri çalışanları tarafından doğrulanan davranışlarının ahlak iyi niyet kurallarına uymayan davranışlardan olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda da belirtildiği gibi 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinin (II) numaralı bendinde gösterilen hallerin benzerlerinin varlığı halinde de işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Bu durumda davalı iş veren tarafından iş sözleşmesinin 25/ II- e bendi gereğince haklı sebeple feshedildiğinin kabulü gerekir . Davanın reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 74,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 03.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.