Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/13529 E. 2013/17336 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13529
KARAR NO : 2013/17336
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, çakışan SSK’lı hizmetleri dışlanarak 01/06/1987 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 01/06/1987 tarihinden itibaren çakışan SSK’ lı hizmetleri haricinde tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Dairemizin,03/07/2012 tarih ve 2012/9717-13073 E.K. Sayılı bozma ilamı üzerine, mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 01/06/1993-30/11/1993 tarihleri arasındaki dönemde çakışan zorunlu 180 gün SSK’lı hizmetleri haricinde 2926 S.K uyarınca zorunlu Tarım … sigortalı olduğunun tespitine, 31/05/1993-02/11/2011 tarihleri arasındaki dönemde hukuki yararı bulunmadığından bu talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı HMK 297 (1086 sayılı HUMK 388.mad.) maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Diğer taraftan, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Somut olayda, davacının hangi tarihler arasında tarım … sigortalısı olduğu açıkça belirtilmemiştir. Ayrıca kararın gerekçe bölümünde davacının 31/05/1993 tarihi itibariyle tarım … sigortalılığının sona erdirildiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında 31/05/1993-02/11/2011 tarihleri arasındaki dönemde hukuki yararının bulunmadığına karar verilmesi çelişki oluşturmaktadır. Dolayısıyla davacının hangi tarihler arasında tarım … sigortalısı olduğu sürelerin açıkça gösterilmemesi ve kararın gerekçe ile hüküm bölümü arasında çelişki oluşturacak şekilde sonuca gidilmesi hükmün infazında tereddüt meydana getireceğinden HMK 297/2 maddesine aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan, davacının tarım … sigortalılığına ilişkin bütün bilgi ve belgeleri Kurumdan getirtip, dosyaya konulmadan karar verilmesi de hatalıdır.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.