YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11602
KARAR NO : 2010/12400
KARAR TARİHİ : 14.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tavzih istemine ilişkin davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Orman Yönetimi 26.02.2010 günlü dilekçesiyle, açtıkları davanın kabulüne, … Köyü 1977 sayılı parselin ekli fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 36 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin kararının Yargıtay denetiminden de geçtikten sonra kesinleştiği, ancak 16.09.1998 tarihli belediye encümeni kararı ile 3194 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince arsa ve arazi düzenlemesine tabi tutulması nedeniyle 1923 sayılı parselin kütükteki sayfasının kapatıldığı, 60 m2 bölümünün DOP olarak ayrılıp, 37 m2 sinin 20021 ada 1,75 m2’sinin 20022 ada 6, numaralı imar parsellerine gittiği, 22.05.2002 tarihli ve 88 sayılı encümen kararına göre 20023 ada 1, 5 ve 20024 ada 5 sayılı parsellerle gittiği, bu nedenle kesinleşen mahkeme kararının infaz edilemediği, tavzih ile 1977 sayılı parsele ilişkin hükmün gittiği 20023 ada 1, 5 ve 20024 ada 5 sayılı parsellere yaygınlaştırılmasını istemiştir. Mahkemece, Asliye 7. Hukuk Mahkemesinin ……..2008 gün ve 2004/505-165 sayılı kararı ile Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 31.12.2008 gün ve 2008/15441-19143 sayılı onama kararındaki açıklamalara göre tavzihi gereken bir durum olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşmiş mahkeme kararın hüküm fıkrasında yer alan taşınmaz bölümlerinin yüzölçümlerinin tavzih yoluyla düzeltilmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1998 yılında yapılıp, 25.12.1998 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Dava konusu … Köyü 1977 sayılı parsel 1988 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda, … … adına tesbit edilmiş, … Yönetiminin tapuya dayalı olarak açtığı davasının feragat nedeniyle reddine ilişkin Kadastro Mahkemesi kararının kesinleşmesi sonucu … … adına tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen raporlarla çekişmeli parselin tamamının 1942 yılında yapılıp kesinleşene orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, Fen Bilirkişi Metin Delibaş tarafından düzenlenen 28.04.2008 tarihli rapor ve krokide (A) ile gösterilen 36 m2 bölümünün dışında kalan 1261 m2 bölümünün sonraki tarihlerde yapılan orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamalarında da durumunun değişmediği, Konyaaltı Belediye encümeninin 16.09.1998 gün ve 464 sayılı kararıyla, 3194 Sayılı Yasanın 18. maddesine göre arsa ve arazi düzenlemesine tabi tutulduğu ve çekişmeli parselin orman sınırları içinde kaldığı belirlenen bölümünün zeminde imar yolu olarak belirlendiği, çekişmeli parselin maliki olması nedeniyle, davalı … … 432 m2 bölüm için 20025 ada 2,37 m2 bölüm için 20024 ada 10 ve 187 m2 bölümü 20024 ada 11 sayılı parsellerden pay verildiği, 1977 parselin 605 m2 bölümünün ise imar yolunda kaldığı, 1977 sayılı parselin tapudaki sayfasının, dava tarihinden önce kapatıldığı anlaşılmaktadır.
Tapu iptal tescil davalarında davalı sıfatının tapu malikine ait olduğu, dava tarihinden önce … köyü 1977 sayılı parselin arazi ve arsa düzenlemesinde sayfasının kapatıldığı, bu nedenle … …’ın davalı sıfatının bulunmadığı, imar uygulamasında kesinleşen orman sınırları içinde kalan imar yolları ve benzeri yerler için, Orman Yönetimi tarafından düzenlemeyi yapan belediye aleyhine, İdari Yargıda dava açılabileceği gözetilerek davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla (A) bölümüne ilişkin davanın kabulüne karar verilmişse de, kararı davalı gerçek kişi değil davacı … Yönetimi temyiz ettiğinden temyiz edenin sıfatına göre onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.