YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9336
KARAR NO : 2010/5853
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, SSK.’lı süreleri hariç 01.11.1995 tarihinden itibaren 16.02.2005 tarihine kadar tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık süresinin tespitine ilişkin olarak açtığı davada mahkemece davanın kabulü ile davacının 01.11.1995 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım … sigortalı olduğunun tespitine ilişkin verilen 2005/299 Esas, 2005/972 Karar nolu dosyada yeni bir belgenin ele geçirildiğini ileri sürerek yargılamanın iadesini 01.11.1995 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık süreleri dışında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yargılamanın iadesi isteminin kabulüne 2005/299 Esas , 2005/972 Karar sayılı kararının iptali ile davacının ilk … prim kesintisinin yapıldığı 06.10.1995 tarihini takip eden ay başı olan 01.11.1995 tarihinden taleple bağlı kalınarak 16.02.2005 tarihine kadar olan 506 sayılı Yasa kapsamındaki çakışan kısa süreli kesintili hizmetleri dışında kalan sürede 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım … sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Yargılamanın yenilenmesi sebepleri HUMK.’nun 445. maddesinde tahdidi olarak sayılmıştır. HUMK.’nun 445/1. maddesi gereğince yeni bir senet veya belgenin ele geçirilmiş olmasının yargılamanın yenilenmesi sebebi teşkil etmesi için bu senet veya belge davaya bakıldığı sırada mevcut olmalı, yeni ele geçirilmiş olan belgenin hükmü etkileyecek nitelikte olması, bu yeni belgenin hükmün verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması, bu yeni senet veya belgenin yargılama sırasında zorlayıcı sebepten dolayı veya lehine hüküm verilen tarafın eyleminden dolayı elde edilememiş olması gerekir.
Öte yandan HUMK’nun 447. maddesinde iadei muhakeme müddetinin, yeni vesaikin elde edildiği (445/1. md) tarihten itibaren üç ay olduğu bildirilmiştir.
Yeniden yargılamaya konu edilen 2005/299 Esas, 2005/972 Karar sayılı dosyanın tetkikinden davacının sattığı ürün bedellerinden … prim kesintisi yapıldığını ileri sürerek ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tespitini talep ettiği, S.S. Üzüm Tarım Satış Kooperatifler Birliğine davacının 1994-2000 yılları arasında teslim ettiği kuru üzüm bedellerinden … prim kesintisi yapıldığı 09.02.1993-11.12.2001 tarihleri arasında S.S. Üzüm Tarım Satış Kooperatifler Birliği üyeliği, 05.03.1999 tarihinden itibaren ziraat odası üyeliğinin bulunduğu, davacının 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmaları ile ilgili araştırma yapılmadığı, mahkemece davacının ilk prim kesintisini takip eden ay başı olan 01.11.1995 tarihinden dava tarihi olan 24.02.2005 tarihine kadar 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verildiği, verilen kararın 08.11.2005 tarihinde Dairemizce onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı kesinleşen mahkeme kararı ile … İl Müdürlüğüne müracaat ettiğini, Kurum tarafından çakışan 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu çalışmaları bulunması nedeni ile davalı Kurumca işlem yapılmadığını ileri sürmektedir.
Somut olayda mahkemece davacının 506 sayılı Yasa kapsamında çalışması bulunup bulunmadığı SSK. Başkanlığından sorulmadan yargılama sonuçlandırılmış olsa da davacı 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak çalıştığı süreleri bildiğine göre ayrıca tarafların ulaşması ve temin etmesinde engel bulunmayan 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalara ilişkin kayda yargılama sona erdikten sonra ancak kesinleşen hükmün infazı için Kuruma başvurulduğu sırada ulaşıldığı iddiasına H.U.M.K 445. maddesi kapsamındaki yargılamanın yenilenmesi koşulları açısından itibar edilemeyeceğinden ve koşulları bulunmadığından mahkemece yargılamanın iadesi isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan, … mahkemelerinden verilen kararlar ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu bulunmamaktadır. Ne var ki; Yargıtay onama ve bozma kararlarında maddi yanılgı bulunması halinde usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği, giderek maddi yanılgının düzeltilmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarındandır. Tarafların maddi hata nedeni ile … … Mahkemesi’nin 03.08.2005 tarih ve 2005/299 Esas, 2005/972 Karar sayılı ilamının düzeltilmesini temyiz merciinden isteme yoluna gitmelerine engel bir durum da bulunmamaktadır.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,24.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.