Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/16321 E. 2013/20349 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16321
KARAR NO : 2013/20349
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafça işlemsiz bırakılıp, 3 aylık yasal süre içerisinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 51. maddesi hükmü gereğince, dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. Aynı Yasa’nın 50. maddesi hükmü uyarınca da medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir. Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmayan gerçek kişiler ise, davada kanuni temsilcileri tarafından temsil edilir. Gerçek kişinin medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olup olmadığı ise, Türk Medeni Kanunu’nun 9 ve izleyen maddeleri hükümlerine göre belirlenir. Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesi hükmü gereğince, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Bu husus, mahkemece, tespit olunduğunda hemen yetkili vesayet makamına bildirilmelidir.
HMK’nın 114/d maddesi hükmü gereğince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartı olup; her aşamada mahkemece, doğrudan gözetilmesi gerekir. Bu hukuksal sebeplerle, Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesi gereğince davacının vesayet altına alınmasının gerekli olup olmadığının ilgili vesayet makamına bildirilmesi ve HMK’nın 56. maddesi hükmü gereğince işlem yapılması zorunludur.
Somut olayda, davacı taraf imzasıyla mahkemeye sunulan dilekçe ile, kendisi hakkında … 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/3085 E. Sayılı dosyasında vesayet davası açıldığı belirtilmiş, mahkemece 16/01/2013 tarihli yenileme tensip tutanağında … 4. Sulh Hukuk Mahkemesi 2012/3085 E. Sayılı dosyası mahkemesinden incelenmek üzere istenilmiş, talebe cevap verilmemesi üzerine takip eden celsede de talep tekid edilmiştir. Mahkamenin … 4. Sulh Hukuk Mahkemesi 2012/3085 E. Sayılı dosyasında davacı ile ilgili vesayet davasından haberdar olduğu kuşkusuzdur. Hal böyle iken; mahkemece HMK. 56. maddesi gereği vesayet davası bekletici mesele yapılarak, sonucuna göre işlem yapmak ve karara göre Sulh Hukuk Mahkemesi’nce atanan vasiyi de davaya dahil ederek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, davacının davayı takip etmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vasisinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.