Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/13783 E. 2013/20162 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13783
KARAR NO : 2013/20162
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, eksik yatırılan 2007 ve sonraki yıllara ait Sosyal Güvenlik primlerinin tespit edilecek yeni süreler üzerinden yatırılmasını ve davalının eksik çalıştırdığı 2007 ve sonraki yıllara ilişkin 1.000,00 TL alacağının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı … Başkanlığında geçici işçi statüsünde çalıştığını çalışmalarının devamı sırasında, 2006 yılında hamilelik ve doğum nedeni ile ücretli izinli kaldığı sürelerin çalışmış gibi sayılan sürelerden olduğunun ve bunun da 5620 sayılı Yasa’nın geçici 1. maddesinin 2. fıkrası gereğince 2007 ve devamı yıllarda çalışılacak süreye dahil edilmesi gerektiğinin tespitini ve davacının eksik çalıştırıldığı 2007 ve sonraki yıllara ilişkin 1.000 TL alacağının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, istemin kabulü ile davacının 2006 yılı çalışma süresinin 5620 sayılı Yasanın geçici 1.maddesinin 2.fıkrasında belirtildiği şekilde “141+68” gün toplamı üzerinden 2007 ve sonraki yıllarda davalı Kurumca dikkate alınması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
04.04.2007 gün ve 5620 sayılı “Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına veya Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un geçici 1.maddesinde “sürekli işçi kadrosuna veya sözleşmeli personel statüsüne geçişi yapılamayan personel” hakkında yasal düzenleme getirilmiş, buna göre; “Bu kanunun 1. maddesinde belirtilen şartları taşımadıkları için sürekli işçi kadrolarına veya sözleşmeli personel statüsüne geçişi yapılamayan ve bu kanunun 3. Maddesi kapsamına girmeyen geçici işçiler, ilgili idare, kurum ve kuruluşlarca bir mali yılda 6 aydan az olmak üzere ve bu kanunun 3. maddesinde belirtilen usule göre vizesi yapılacak geçici iş pozisyonlarında çalıştırılmaya devam olunabileceği, sözleşmeli personel statüsüne geçmeyi kabul etmeyenlerin 2006 yılındaki çalışma sürelerini aşmamak kaydıyla bu kanunun 3. maddesinde belirtilen usule göre vizesi yapılacak geçici iş pozisyonlarında istihdam edilmeye devam olunacağı bildirilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının davalı … nezdinde 03.07.1992 tarihinden itibaren geçici işçi statüsünde çalıştığı, 20.02.2006 tarihinde doğum yaptığı, davacının raporlu olduğu günler, yasal doğum izninde geçen ve ücretli izinli olduğu süreler sebebi ile 2006 yılında toplam 68 gün çalışmasının bildirildiği, 2007 yılında 236 gün ve Yasa gereği 2008, 2009 ve 2010 yılında da 68 gün hizmetinin bildirildiği, geçici işçi statüsündeki davacı ile davalı … arasında 01.01.2008 tarihinde davacının bu statüde kalacağına ilişkin belirli süreli iş sözleşmesinin ihtirazi kayıtla imzalandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davalı … tarafından, 5620 sayılı Yasa’nın geçici 1. maddesinde düzenlenen 2006 yılı çalışma gün sayısının sonraki yıllar için belirleyici olacağı yolundaki düzenleme gereğince ve davacının doğum sebebi ile ücretli izinli olmasından dolayı 2006 yılında 68 gün çalışması üzerine 2008, 2009, 2010 yıllarında da 68 gün hizmetinin bildirildiği, davacının bu dava ile doğum sebebi ile ücretli izinli olduğu günlerde çalışmadığı halde çalışmış gibi kabul edilmesini istediği anlaşılmış ise de, çalışılmayan bir sürenin çalışılmış gibi kabul edilmesi mümkün değildir. Davacının gerçekte çalışmadığı günlerin hizmet tespiti davası ile çalışmış gibi kabul edilmesi mümkün olmadığından, davacı ancak ücretli izinde geçen bu süreleri yasal şartlarının oluşması halinde doğum borçlanması yaparak talep edebilir. Gerçekte çalışılmayan bir sürenin tespiti mümkün olmadığından, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan T.C. Başbakanlık GAP İdaresi Bşk.’na iadesine, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.