YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19846
KARAR NO : 2013/22048
KARAR TARİHİ : 28.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yurtdışında çalışmaya başladığı tarihin Türkiye içinde sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespitine, borçlanma talebinin geçerli olduğunun ve borçlanma sürelerinin 5510 sayılı Yasanın 4/1-a kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davalı Kurumun ve davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2) Dava, davacının yurt dışındaki sigortalılığı nedeniyle ülkemizdeki sigortalılık başlangıç tarihinin 27.03.1986 olduğunun tespiti ile davacının yurt dışında geçen süreyi 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı 05.08.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile borçlanmanın yapılacağı sigortalılık statüsünü 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(b) bendi olarak ıslah etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının borçlanma talebini reddeden Kurum işleminin iptali ile yurt dışında Türk vatandaşı olarak geçen süreyi 3201 sayılı Kanun’a göre borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalı sayılma talebinin reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 297/2.maddesine göre ” Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
Somut olayda, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemi hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan davacının ıslah dilekçesi ile talebini daraltması nedeniyle davanın kısmen reddine karar verildiği halde davalı Kurum yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi de doğru değildir.
O halde davacının ve davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 28/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.