YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12493
KARAR NO : 2013/19917
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisi, dul maaşının kesilmesine yönelik işlemin iptaline, …’e ödenmeyen aylıkların ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşamaya devam etmesi ve muvazaalı boşanmış olması sebebiyle babasından almakta olduğu yetim aylığının durdurulması ve yersiz ödeme gerekçesiyle adına borç çıkarılmasına dair kurum işleminin iptali ile kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davacıların davasının kabulü ile muris …’e bağlanan dul maaşının kesilmesine ilişkin kararın iptaline, maaşın kesildiği tarihten itibaren muris …’e ödenmeyen ölüm tarihi olan 17/03/2012 tarihine kadar birikmiş maaşların Sandıklı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/121 E. 2012/125 K. Sayılı veraset ilamında belirtilen miras payları oranında mirasçılarına ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hakkında verilen boşanma kararı kesinleşen mütevaffa davacıya ölü olan sigortalı babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca gerçekleştirilen işlemle 22/10/2008 tarihi itibariyle kesilerek yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk işleminin tesis edildiği anlaşılmakta olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda istem aynen hüküm altına alınmıştır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kanunun 56. maddesidir.
Somut olayda, davacı Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/03/2005 tarih 2005/119 Esas ve 2005/106 Karar sayılı ilamıyla anlaşmalı olarak boşanmıştır ve karar kesinleşmiştir. Davacıya babası nedeniyle yetim aylığı bağlanmıştır. 07/01/2011 tarihli kontrol memuru raporunda yer alan, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayarak Kurumdan haksız menfaat temin ettiği yönündeki tespit üzerine yetim aylığı kesilerek, Kurumca, kanunun yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden sonra 22/10/2008 sonrası ödemeler borç kaydedilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
07/01/2011 tarihli Kontrol Raporunda davacı ve eşinin yerleşim yeri adreslerinin farklı olduğu, kasaba girişinde kasaba halkından ismini beyan etmeyen iki kişinin davacı ve eşinin Hisar mahallesinde Caminin aşağısında oturduklarını ve eskiden beri birlikte yaşadıklarını söyledikleri, davacının evinde yapılan durum tespitinde bir çift erkek ayakkabısı, bir mont, bir gömlek ve bir şapkanın olduğunun görüldüğü, …’ın annesi ile yapılan görüşmede oğlunun eşi ile birlikte aşağı hanımların o tarafta oturduğunu söylediği bildirilmiştir.
Kolluk araştırmasında davacının yaklaşık 1,5 ay önce felç geçirdiği, 16/03/2012 tarihinde vefat ettiği, davacının vefat etmeden önce Yavaşlar Kasabası Hisar Mahallesinde eşi …’a ait evde tek başına yaşadığı bildirilmiş olup kişinin boşandığı eşine ait olan evde yaşamaya devam etmesi hayatın olağan akışını uygun değildir. Ayrıca davacı dava devam ederken 16/03/2012 tarihinde vefat etmiştir ve davacının ölüm tutanağı boşandığı eşi … tarafından imzalanmıştır.
Tüm bu hususlar ve 07/01/2011 tarihli Kontrol Raporu birlikte değerlendirildiğinde davacı ve boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşamaya devam ettikleri sabittir. 5510 sayılı yasının 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup Kontrol Memuru Raporunun da aksi ispat edilememiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda; davanın reddi gerekirken mahkemece … şekilde karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.