Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/20244 E. 2012/22888 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20244
KARAR NO : 2012/22888
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin 01.03.2000-15.06.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde sözleşmeler müdürü olarak çalıştığını, öncelikle çalışma şartlarında değişikliği gerekli kılan geçerli bir sebebinin bulunması gerektiğini, davalı işyerinde üç genel müdür yardımcısı varken yeni yapılanmada bu kadroların yerine müdürlüklerin düzenlendiğini ve sayısının dörde çıkarıldığını, mali işler ve insan kaynakları tek birimken ayrı ayrı müdürlükler olarak düzenlendiğini, tüm bunların küçülmeye işaret etmediğini, müvekkiline önerilen değişiklikte görev ve sorumlulukları artarken ünvanının düşürüldüğünü, şef olan birinin müdür olarak görevlendirmesine karşılık müdür olarak görev yapan müvekkiline bu kadrolardan birinin önerilmemiş olduğunu, bu sebeplerle davacının işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, müvekkili işyerinin yönetim hakkı kapsamında işletmesel karar alarak davacının çalıştığı sözleşmeler müdürlüğü kadrosunun kaldırıldığını, yerine yeni organizasyon yapılanmasında satınalma ve sözleşme şefliği adı ile mali işler müdürlüğüne bağlı şeflik haline getirildiğini, davacıya çalışma şartlarındaki değişikliğin bildirildiğini, davacının bu değişikliği kabul etmediğini bu sebeple davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacının iş sözleşmesinin işletmesel, işyerinin ve işin gereklerinden doğan sebeplerle feshedildiğini, savunarak davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir.
Mahkemece, davalı kurumun referans gösterdiği TÜSSİDE analiz raporunda ilgili birimlerin şeflik çatısı altında toplanması gibi bir görüş bildirmediği, aksine birimin mevcut işler özel uzmanlık gerektiren kurum dışında birçok paydaş ile zorlayan bir yapıda olduğu, bu sebeple davacının çalıştığı birimin HEAŞ organizasyon yapısı içerisinde sözleşmeler koordinatörü olarak temsil edilmesinin gerektiği, çalışan personel sayısının ise ticari alanların artışı ile beraber birden ikiye çıkarılması yönünde görüş bildirdiği, birimin koordinatörlük olarak yapısının büyüme yönünde değiştirilme, personel sayısının artırılması yönünde tavsiye de bulunduğu, bunun yanı sıra davacının iş sözleşmesininn feshi dışında çalışma şartlarında

daha uygun ve hafif bir çare aranıp aranmadığının ispat edilemediği, davalı işverenliğin fesih gerekçesini ispat edemediği, gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma imkanlarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının 01.03.2000-15.06.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı son olarak sözleşmeler müdürü olarak görev yaptığı, iş sözleşmesinin işyerindeki yeniden yapılanma kapsamında çalıştığı birimin kapatılması sonucu çalışma koşulları değişikliğini kabul etmemesi sebebiyle geçerli sebebiyle feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davalı işyerinde organizasyon değişikliği yapıldığı, bu değişiklik kapsamında davacının çalıştığı birim olan sözleşmeler müdürlüğü ile satın alma müdürlüğünün birleştirilerek satınalma ve sözleşmeler şefliğinin kurulduğu, davacıya bu değişiklik kapsamında bu birimin şefliğinin teklif edildiği ve bu teklifin davacı tarafından kabul edilmediği anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı işyerince organizasyon değişikliği için referans alınan TÜSSİDE analiz raporunda davacının çalıştığı birimin sözleşmeler koordinatörü olarak temsil edilmesinin gerektiği,çalışan personel sayısının 1’den 2’ye çıkarılması yönünde görüş bildirildiği, personel sayısının artırılması yönünde tavsiye de bulunduğu bu sebeple davalı işverenliğin fesih gerekçesini ispat edemediği gerekçesiyle davacının işe iadesine karar verilmesi belirtilmiş ve mahkemece bu rapor doğrultusunda karar verilmiş ise de, davalı işyerinin organizasyon değişikliği için aldığı tavsiye niteliğindeki raporu uygulama zorunluluğu bulunmadığı açıktır. Davalı işyeri aldığı işletmesel karar çerçevesinde organizasyon değişikliğine gitmiş ve davacıya görevli olduğu birim yerine gelen birimin şefliğini teklif etmiştir. Bu değişikliği davacının kabul etmemesi üzerine davalı işverenin davacının iş sözleşmesinin feshetmesi geçerli sebebe dayanmaktadır. Bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekli iken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 297,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 15.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.