Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/9361 E. 2010/6138 K. 31.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9361
KARAR NO : 2010/6138
KARAR TARİHİ : 31.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı,maluliyet oranının tespiti ile % 10 dan fazla çıkacak oran için gerekli aylık farklarının 1.12.1997 tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı sürekli işgöremezlik oranının %10’dan fazla olması gerektiğini ileri sürerek Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından maluliyet oranının tespiti ile %10’dan fazla çıkacak oran için ödenmesi gereken aylık farklarının 01/12/1997 tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalı Kurumdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece; davacının sürekli … göremezlik oranının %15 olduğunun tespiti ile Kurumca davacıya 15.06.2001 tarihinden itibaren % 10 oranına göre ödenen gelirle % 15 oranına göre ödenmesi gereken gelir farkının dava tarihine kadar olan dönem için 342,34 TL’nın ay be ay ödenmesi gereken tarihten toplu olarak ödeneceği tarihe kadar geçen dönemde yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Maluliyet oranının tespiti istemine ilişkin dava sonucunda mahkemece verilecek hüküm gerek işverenin gerekse Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını etkileyeceğinden işveren ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davalılar arasında (pasif) mecburi dava arkadaşlığı bulunması halinde, davacı bütün davalılara karşı birlikte dava açmak zorundadır. Dava bütün mecburi dava arkadaşlarına karşı değil de bunlardan birine veya bir kaçına karşı açılmış ise bu halde, dava sıfat yokluğundan reddedilemez. Mahkemenin, davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil etmesi için davacıya bir süre vermesi, davacı bu süre içinde davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil ederse davaya devam etmesi gerekir. .
Somut olayda husumet yalnızca davalı Kuruma yöneltilmiş, işverenin taraf olmadığı bu davada yargılamaya devam olunarak sonuca gidilmiştir.
Yapılacak …; öncelikle davacıya davayı işverene yöntemince teşmil etmesi için kesin önel verip, işverenin beyanı alınıp delilleri toplandıktan sonra çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükümn BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm, davalı Kurumun diğer itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine 31.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.