Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/4118 E. 2013/10404 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4118
KARAR NO : 2013/10404
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava 21.06.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahibi eşinin manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece sigortalının ölüm olayının kötü tesadüf ve kaçınılmazlık sonucu olduğuna ilişkin bilirkişi görüşüne değer verilerek davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda davacı murisinin davalı …… AŞ’ne ait fabrika inşaatında boru döşeme işlerinin yapımını üstlenen davalı … İnş… Ltd Şti ’de yardımcı işçi olarak çalışmakta iken 21.06.2007 günü saat 20.00 sularında işçi barakasında kendini asmak suretiyle intihar etmiş olarak bulunduğu, sigortalının intihar ederek ölümü nedeniyle davalı asıl ve alt işverenin kusurunun bulunmadığı ve olayın iş kazası olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık kusuru bulunmasa bile işverenin zarardan sorumlu olup olmayacağına ilişkindir.
Mahkemece işverenin kusur bulunmasa bile zarardan sorumlu olacağı sonucuna varılmışsa da varılan bu sonuç hatalıdır.
Gerçekten, bu tür davalarda olumlu sonuca ulaşabilmek için, olayın iş kazası olması yanında işverenin; 4857 sayılı İş Yasasının 77. maddesinde gösterildiği biçimde sorumluluğunun saptanması gerekir. İşverenin sorumluluğu ise iş mevzuatının öngördüğü işçi sağlığı ve güvenliği yönünden işverence alınması gereken önlemlerin yerine getirilmemesi suretiyle belirlenir. Gerek mevzuatın öngördüğü gerekse öngörmediği yerine getirilmesi zorunlu ödevlerin işverence savsaklanması sonucu bir iş kazasının olması halinde işverenin sorumluluğundan söz edilebilir. Dava konusu zarar ise tamamen işçinin eyleminden kaynaklanan intihar eylemi sonucu ortaya çıkmış olup, işverenin bu intihar eyleminin ortaya çıkmasına neden olacak tutum ve davranışlarının bulunduğu, intihara teşvik ettiğinin de iddia ve ispat edilmemiş bulunmasına göre, davanın reddi yerine zararın kaçınılmazlık sonucu meydana geldiğinden söz edilerek işverenin tazminattan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Kaldı ki kaçınılmazlık nedeniyle işverenin zarardan sorumlu tutulabilmesi için, kazanın işverenin işi görülürken gerçekleşmiş olması yeterli olmayıp, eylemle zarar arasındaki uygun neden-sonuç bağının işçinin ya da üçüncü kişinin tam kusuru ile kesilmemiş olması da zorunlu olup davacının intiharının sözü edilen illiyet ilişkisini ortadan kaldırdığı açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davacının manevi tazminat isteminin reddi yerine yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 21/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.