Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/8724 E. 2010/12477 K. 18.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8724
KARAR NO : 2010/12477
KARAR TARİHİ : 18.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12…..2008 tarih 2008/5269 – 2008/8706 sayılı bozma kararında özetle; “Orman Yönetiminin kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı iddiası ile açtığı ve aynı gün Dairemizde incelenen bir çok dosyada uzman orman ve fenni bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda orman kadastro haritası ile kadastro paftasının ölçeklerinin eşitlenerek çakıştırıldığını ve buna göre çekişmeli taşınmazların orman tahdit hattına göre orman sınırları içinde kalan ve kalmayan bölümlerini gösteren kroki sunmuşlardır. Ancak, öncelikle değişik tarihlerde yapılan orman kadastro ve aplikasyon 2. madde ve 2/B madde çalışmalarına ilişkin orman tahdit evraklarının tamamının dosyalar içinde bulunmadığı, ayrıca uzman bilirkişilerce düzenlenen krokide gösterilen orman tahdit noktalarının komşu orman tahdit noktaları ile irtibatlı olarak uygulanmadığı,sadece tek parsel olarak uygulama yapıldığı ada bazında veya yakın poligonlar ile irtibatlı olarak uygulama yapılmadığı anlaşılmakta olup raporlar bu hali ile yetersiz olduğu; Kabule göre de, H.Y.U.Y.’nın 94/2. maddesi gereğince davayı kabul eden davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması için aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması ve ilk oturumda davayı kabul etmesi gerekmektedir. Bu iki şart birlikte aranmaktadır. Olayda çekişmeli taşınmaz davalı adına tapuda kayıtlı olduğuna göre dava açılmasına sebebiyet vermiş olduğunun kabulü gerekeceğinden yargılama giderlerinin davada haklı çıkan davacı üzerinde bırakılması ve lehine hüküm kurulan taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Orman Yönetimi yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının doğru olmadığı ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulü ile 269 parsel sayılı taşınmazın (A2) ile gösterilen 1062,89 m2’lik kısmını orman vasfı ile hazine adına; taşınmazın (B) ile gösterilen kısmının 1774 sayılı yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı anlaşıldığından usul ekonomisi açısından (B) ile gösterilen 8437 m2’lik kısmın Hazine adına tapuya kaşıt ve tesciline , beyanlar hanesine “6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığının” şerh verilmesine; davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali, tescil ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Yörede 1949 yılında 3166 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman tahdidi ile daha sonra 1978, 1984 ve 2002 yıllarında yapılan aplikasyon, 2. madde ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (A2) ile gösterilen kısmının yörede 1949 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman tahdidine göre orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
2) Çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen 8437 m2’lik kısmının yörede 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman tahdidine göre orman tahdid sınırları içinde orman alanı iken yörede 1978 yılında yapılan 2. madde uygulaması ile hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı, Hazinenin davada taraf sıfatını almadığı ve bu kısma yönelik tescil talebi bulunmadığı, davacı … Yönetiminin çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdid sınırları içinde kaldığı iddiası ile dava açtığı anlaşıldığından bu kısma yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken; mahkemece talep aşılarak taşınmazın (B) ile gösterilen kısmının 1774 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı anlaşıldığından (B) ile gösterilen 8437 m2’lik kısmın Hazine adına tapuya kaşıt ve tesciline, beyanlar hanesine “6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığının” şerh verilmesine; davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının reddi ile (A2) ile gösterilen kısma yönelik hükmün ONANMASINA,
2) 2. bentte açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile (B) ile gösterilen kısma yönelik hükmün BOZULMASINA 18/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.