Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/3826 E. 2022/10794 K. 24.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3826
KARAR NO : 2022/10794
KARAR TARİHİ : 24.10.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre, davalı/alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Mahkeme kararlarında hükmün nasıl oluşturulacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde detaylıca açıklanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun 297/2. maddesine göre “ hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur.”
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece yapılan yargılama sonunda ” Şikayetin kabulü ile İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün 2021/8682 ve 2021/8683 Esas sayılı icra takiplerinin İPTALİNE, ” şeklinde hüküm oluşturulmuştur.
Davaya konu icra takipleri incelendiğinde, her iki takipte de 2 ayrı borçlu olduğu, bu davada borçlulardan sadece davacı şirketin dava açtığı görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesince icra takiplerinde 2 ayrı borçlu oluşu karşısında takiplerin hangi borçlu yönünden iptal edildiği açıklanmadan “…icra takiplerinin İPTALİNE, ” şeklinde hüküm kurulması, hükmün infazında şüphe ve tereddüt uyandıracak niteliktedir.
İlk Derece Mahkemesince infazda şüphe ve tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç:
1- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi’ nin 30.12.2021 tarih ve 2021/2519 E. 2021/3604 K. sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 10.06.2021 tarih ve 2021/519 E.2021/949 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının ilk paragrafının çıkartılarak, yerine;
” Şikayetin kabulü ile İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün 2021/8682 ve 2021/8683 Esas sayılı icra takiplerinin DAVACI/BORÇLU … YÖNÜNDEN İPTALİNE, ” paragrafının yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, harç alınmasına yer olmadığına, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.