YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22728
KARAR NO : 2012/22858
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin işverenin yürütmekte olduğu … projesinde sürekli değişiklik talep edilmesi sebebiyle tahmini sürede bitiremediğini, müvekkilin hem bu projeyi yürüttüğünü hem de IT departmanında yapılması gerekenleri yaptığını, 12.12.2011 tarihinde bu projenin 16.12.2011 tarihinde tam ve eksiksiz olarak teslim edilmediği takdirde iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedileceğine dair bir yazı tebliğ edildiğini, iş sözleşmesi feshinin geçersiz olduğunu belirtmiş ve işe iade kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının asli görevlerinden biri olan şirket için son derece önemli olan … yazılımı görevini yapmakla sorumlu olduğunu, proje bitiş tarihi olarak 05.10.2011 tarihinin kararlaştırılmış olmasına rağmen işçinin projeyi tamamlamadığını, davacıya bu proje için üç defa ek süre verildiğini ve en son 09.12.2011 tarihinde projenin 16.12.2011 tarihinde tam ve eksiksiz teslim edilmediği takdirde iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedileceğinin bildirildiğini, davacının savunmasında projenin bitiş tarihini yanlış hesapladığını kabul ettiğini, işverenin zarara uğradığını ve iş sözleşmesinin davacının yapmakla görevli olduğu görevi kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi sebebiyle feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme davacıya yazılı olarak yapılmış bir fesih bildiriminin olmadığı ve fesih tarihinden önce alınmış bir savunma olmaması sebebiyle yapılan feshin geçersizliğine davanın kabulüne, işe iade ve boşta geçen sürelere ilişkin tazminatların hüküm altına alınmasına karar vermiştir.
Davalı vekili süresinde vermiş olduğu temyiz dilekçesinde, kararının bozulmasını talep etmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davalı işveren tarafından davacı işçinin iş sözleşmesi, yürütmekte olduğu Sale Force projesini kendisine üç defa ek süre verilmesine rağmen bitirememesi, bu hususu savunmasında kabul etmesi, projenin uzamasının işverene zarar verdiğinden dolayı işçinin yapmakta olduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi gerekçesiyle 16.12.2011 tarihi itibariyle feshedilmiştir.
Mahkemece yazılı bildirim bulunmadığından fesih geçersiz kabul edilmiştir. Oysa 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesinde işverene haklı fesih imkanı tanıyan hallerde iş sözleşmesi işverence feshedilirken yazılı fesih bildirimine ve işçinin savunmasının alınmasına gerek bulunmadığı bilinmektedir. Olayda işveren anılan kanun maddesindeki hatırlatılmasına rağmen görevini yapmamakta ısrar etmesi sebebiyle davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinden artık yazılı fesih bildiriminin aranmasına gerek olmadığı halde aksi yorumla işin esasına girilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Uyuşmazlığın çözümü için davalı tarafın bildirdiği deliller toplanarak işin esasına girilerek; projenin mahiyetine göre davacıya bitirmesi için makul bir sürenin verilip verilmediği, projenin fesih tarihi ve verilen süre sonunda hangi aşamada olduğu, süresinde bitirmeme gerekçesi olarak davacının ileri sürdüğü sebeplerin yerinde olup olmadığı hususunda konularında uzman bilirkişiden alınacak rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden eksik inceleme ile verilmiş olması sebebiyle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.