YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2295
KARAR NO : 2010/6015
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (…) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işveren nezdinde 9.5.1995-14.8.2004 tarihleri arasında çalışmış olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 09.05.1994-14.08.2004 tarihleri arasında davalı işverenlere ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kurum’a kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 09.05.1994-14.08.2004 tarihleri arasında davalılara ait işyerlerinde sürekli ve kesintisiz olarak asgari ücretle çalıştığının tesbitine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacının 02.07.1996 tarihinde … Elyaf Sanayi ve Ticaret A.Ş unvanlı (…) sicil nolu … yerinde işe girdiğine dair imzalı bildirgenin 26.07.1996 tarihinde Kurum’a verildiği, 26.02.2002 tarihinde … Elyaf Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ den çıkışının Kurum’a bildirildiği,davacının davalı … ve Ticaret .A.Ş. unvanlı (…) sicil nolu … yerinde; 02.07.1996-31.12.1996 arasında 180 gün, 2001/1,2,3. dönemlerde 216 gün , 2002/1,2. dönemlerde 218 gün,… Pazarlama A.Ş. ünvanlı … sicil nolu işyerinde, 07.03.2003-05.07.2004 tarihleri arasında 330 gün, 19198 sicil nolu … … ünvanlı işyerinde ; 09.05.1994-05.04.1996 tarihleri arasında 1994 yılında 214 gün, 1995 yılında 360 gün, 1996 yılında 95 gün, … sicil nolu… ünvanlı işyerinde ; 01.06.1996-10.06.1996 tarihleri arasında 10 gün, … sicil nolu… ünvanlı işyerinde : 03.06.1997-1997/2. dönemde 72 gün, 1997/3.dönemde 90 gün, 1998/1. dönemde 70 gün, 1998/2. dönemde 75 gün , 1998/3. dönemde 65 gün , 1999/1. dönemde 80 gün , 1999/2. dönemde 87 gün , 1999/3. dönemde 113 gün, 2000/1. dönemde 120 gün , 2000/2. dönemde 120 gün , 2000/3. dönemde 120 gün , … sicil nolu … Pazarlama A.Ş. ünvanlı işyerinde: 07.08.2003-05.07.2004 tarihleri arasında 330 gün çalışmasının olduğu, … Elyaf Sanayi ve Ticaret A.Ş işyerinin 01.01.1975 tarihinde yasa kapsamına alındığı, … Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. işyerinin 15.03.1999 tarihinde yasa kapsamına alındıkları, halen faal oldukları, mahkemece dava dışı işverenler ile davalı işverenler arasında alt işveren üst işveren ilişkisi olduğununun kabul edildiği,davacı ile davalı … ve Ticaret A.Ş arasında 07.09.2001-26.08.2002 tarihleri arasına ve 02.07.1996-31.12.1996 tarihleri arasına, davalı … Pazarlama A.Ş arasında, 07.08.2003-07.07.2004 tarihleri arasına yönelik hizmet sözleşmesi imzalandığı,davacının imzası bulunan dilekçede 05.07.2004 tarihinde istifa ettiğini bildirdiği, mahkemece bu dilekçenin zorla alındığı kabul edilerek hükme esas alınmadığı, davacının davalı
işyerlerinde 09.05.1994-14.08.2004 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek hesaplanan kıdem,ihbar vs. işçilik alacaklarına dair tazminat davasının ilgili mahkemece kabul edildiği, kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nce onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 4. maddesinde bu Yasa’nın uygulanmasında 2. maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişilerin “işveren” olduğu bildirilmiştir.
“Çalıştıran” olgusu, tesbiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Davacı sigortalının tesbitine karar verilen dönem içinde çalıştığı ,19198 sicil nolu … … ünvanlı, … sicil nolu… ünvanlı ve … sicil nolu… ünvanlı üç ayrı işyerinin alt işveren olduğunun kabul edilmesi karşısında hizmet tesbitine yönelik davanın bu işverenlere karşıda husumet yöneltilerek açılması gerekir.
506 sayılı Yasa’nın 87. maddesinde “bu kanunun işverene yüklediği ödevlerden dolayı, aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl işvereninde sorumlu olacağı” bildirilmiştir.
506 sayılı Yasa’nın 87. maddesi ile asıl işveren ile alt işveren arasındaki ekonomik ve mali yönden sorumluluk hukukunun sınırlarının belirlendiği, maddede geçen “bu kanunun işverene yüklediği ödevler tanımlamasının asıl işverene, alt işverenin taraf olduğu hizmet sözleşmeleri nedeniyle açılacak hizmet tesbiti davalarında” pasif husumet ehliyetini amaçlamadığı anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde ifadesini bulan hizmet tesbiti davaları kural olarak bu ödevi yerine getirmeyen işverene karşı açılmalıdır.
Somut olayda, davacının 19198 sicil nolu … … ünvanlı işyerinde; 09.05.1994-05.04.1996 tarihleri arasında, … sicil nolu… ünvanlı işyerinde ; 01.06.1996-10.06.1996 tarihleri arasında, … sicil nolu … ünvanlıişyerinde : 03.06.1997-2000/3. dönem arasında geçen çalışmalarının bu işyerlerinde ayrı ayrı geçtiğinin kabul edilmesi ve bu süreler yönünden davanın anılan bu işverenlere yöneltilmesi gerekirken sadece üst işveren konumunda bulunan davalı şirketlere karşı davanın yöneltilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak …, 19198 sicil nolu … … ünvanlı,… sicil nolu… ünvanlı ve … sicil nolu… ünvanlı işverenleri davaya dahil etmek, bu işyerlerinde yukarıda belirtilen tarihler arasında fiili çalışma olduğunu kabul etmek, bu süreler yönünden … Elyaf Sanayi ve Ticaret A.Ş unvanlı (…) sicil nolu işveren ile … sicil nolu … Pazarlama A.Ş. ünvanlı işverenin üst işveren olarak sadece davalı Kuruma karşı prim borçlarından sorumlu olacağını gözeterek davanın davalı bu şirketler yönünden husumet yokluğundan reddine karar vermek ve davacının hangi işyerinde ne kadar süreyle çalıştığını ayrı ayrı belirterek hükmün infazında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı şirketlere iadesine, 27.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.