Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/1061 E. 2010/6025 K. 27.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1061
KARAR NO : 2010/6025
KARAR TARİHİ : 27.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, 5.5.1981-4.4.2006 tarihleri arası 1479 sayılı Yasa sigortalısı olduğunun tespiti ile 5458 sayılı Yasa’dan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 05.05.1981-04.04.2006 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalısı olduğunun ve prim borçlarının yapılandırılması yönünden 5458 sayılı Yasa’dan yararlanması gerektiğinin tesbiti istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının .05.05.1981-04.04.2006 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalısı olduğunun ve bu döneme ait prim borçları yönünden 5458 sayılı Yasa’dan yararlanması gerektiğinin tesbitine,buna aykırı Kurum işleminin iptaline, karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının 05.05.1981-20.04.1982 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu Bag-Kur sigortalısı sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa’nın ek geçici 13. maddesince; 1479 sayılı Kanun ve aynı Kanunda değişiklik yapan kanunlara göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların her türlü hak ve mükellefiyetleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte başlar.Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak kayıt ve tescilli bulunmak kaydı ile, 01/10/1972 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalıştıklarını belgeleyen sigortalılar belgeledikleri süreyi borçlanabilirler.Borçlanma primleri sigortalının bulunduğu basamak üzerinden yürürlükteki prim tutarlarına göre hesaplanarak defaten veya bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren en geç iki yıl içinde ödenir. Bu süre içinde primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.Borçlanma talebi bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde Kuruma yazılı olarak yapılır ve bu süre içinde vergi dairelerince verilecek belgelerle tevsik edilir.Çalışma belgelerinin gerçeğe uymadığı mahkeme kararı ile tespit edildiği takdirde, gerek sigortalılar gerekse belgeyi düzenleyenler hakkında genel hükümlere göre ceza kovuşturması yapılır. Ayrıca Kurumun bu yüzden uğrayacağı zararlar %50 fazlası ve kanuni faizi ile birlikte bunlardan tahsil edilir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacının 19.04.1984 tarihli giriş bildirgesi ile 20.04.1982 tarihinde vergi kaydı nedeniyle ilk kez tescil edildiği,31.12.1988 tarihinde vergi kaydı sona erdiğinden kaydının silindiği, 10.10.1990-31.12.1991 , 01.06.1993-01.12.1993 , 26.08.2002-15.10.2002 tarihleri arasında vergi kaydına istinaden tescil ve terkin işlemleri yapıldığı, 2001/9,10,11,12, 2002/1-7,9,10,11,12, 2006/8.9,10,11,12, 2007/1-8. aylarda prim ödemeleri olduğu, davalı Kurumunca kabul edilen sigortalılık süresine ilişkin prim borcunun bulunmadığı, … Kasaplar ve Celepler Odasına 05.05.1981-04.04.2006 tarihleri arasında kaydının olduğu,13.03.1980-11.12.1980 , 01.05.1981-31.12.1988 , 10.10.1990-31.12.1991 , 01.06.1993-01.12.1993 , 26.08.2002-15.10.2002 tarihleri arasında vergi kaydının olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının 1479 sayılı yasanın ek geçici 13.maddesiyle sağladığı olanaktan süresinde başvurmak suretiyle yararlandığına ilişkin belgelerin dosyada bulunmaması, davacının da buna dair belgeler ileri sürmemiş olması karşısında, davacının 20.04.1982 tarihinden öncesine yönelik talep ettiği sürelerde 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalısı olamayacağı düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HUMK’ un 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümden silinerek yerine, “Davanın kısmen kabulü ile, davacının 20.04.1982-04.04.2006 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalısı olduğunun ve bu döneme ait prim borçları yönünden 5458 sayılı Yasa’dan yararlanması gerektiğinin tesbitine,buna aykırı Kurum işleminin iptaline,
Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan 575.00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine; 575.00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça yapılan 28.60 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 27.00 TL’sının davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, 1.60 TL’sının davacı üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 27.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.