Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/2081 E. 2022/7069 K. 17.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2081
KARAR NO : 2022/7069
KARAR TARİHİ : 17.10.2022

MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22.12.2017 tarih ve 2016/233 E. – 2017/455 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 10.12.2020 tarih ve 2019/723 E. – 2020/1105 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin “Kültür” asıl unsurlu birçok markalarının bulunduğunu, davalı şirketin bu markalarla iltibas oluşturacak şekilde 2014/82622 numaralı “KÜLTÜR TV” ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından yapılan itirazın, davalı TPMK’nın 2016-M-4052 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve diğer markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı temsilcisi savunmada bulunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu 2014/82622 kod numaralı kültürtv+şekil ibareli marka başvuru kapsamının 41. sınıfta olduğu, bu hizmetlerin davacı markalarının kapsamında da aynen yer aldığı, bu nedenle taraf markaları arasında emtia benzerliği olduğu, davalı marka başvurusunun “kültür tv” ibarelerinden oluştuğu, “tv” ibaresinin ayırt edicilik vasfı düşük olup, ortalama tüketici tarafından marka olarak algılanmayacak bir ibare olduğu, markanın tescil edilmek istendiği hizmetler sınıfında, tv ibaresini gören ortalama bir tüketicinin, “eğitim hizmetleri…”nin sunulduğu görsel yayın alanı olarak algılayacağı ve markasal bir işlev yüklemeyeceği, hâl böyle olunca, marka başvurusundaki esaslı unsurun “kültür” kelimesi olduğu, şekil ve yazılı ibareden oluşan markalarda, tüketici algısı yazılı ibare üzerinde yoğunlaştığı, tüketicinin markaları ağırlıklı olarak yazılı ibareleri ile seslendirdiği ve hafızasına kaydettiği, davalı markasında krt harfleri büyük yazılmış ise de, markanın kültürtv olarak algılandığı, davacının itiraza mesnet bir kısım markaları arasında kültür ibaresi bulunmadığından sözkonusu markalar ile iltibas tehlikesinin olmadığı, davacının “istanbul kültür üniversitesi”, “istanbul kültür üniversitesi güncesi”, “kültür üniversitesi”, “kitap kültürdür”, “okul kültürdür”, “üniversite kültürdür” markaları değerlendirildiğinde; bu markalarda kültür ibaresinin esas unsur niteliği taşıdığı, davacı markalarında istanbul, üniversite, kitap, okul gibi kelimeler de kullanılmış olmakla birlikte, kültür ibaresinin öne çıktığı ya da esaslı unsurun önemli bir parçasını oluşturduğu, KÜLTÜR ibaresinin, uyuşmazlık konusu hizmetler açısından ayırt ediciliği düşük olsa da, davalı marka başvurusunda, KÜLTÜR ibaresinin tek esaslı unsur olması, bu ibarenin yanında farklılaşmayı sağlayacak başkaca esaslı unsurların kullanılmamış olması nedeniyle taraf markaları arasında KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, davacının 41. sınıf hizmetlerde sahip olduğu bilinirliğin karıştırılma tehlikesinin artmasında önemli bir etken olduğu, diğer davacı … Hizmetleri A.Ş.’nin markalarından 2007 00553, 2010 27235, 2010 27242, 2010 27250, 2008 05431 numaralı Kültür Koleji Ve Kültür Test ibareli markalarda da esas unsurun KÜLTÜR ibaresi olduğu, yukarıdaki değerlendirmelerin bu markalar için de geçerli olduğu, davacı tarafın tescilli markalarına dayalı hak sahibi olduğu ve davalı marka başvurusunun bu markalara dayalı haklara ihlal oluşturduğu, dolayısıyla, davacının KHK’ın 8/3 maddesi kapsamında kullanımla kazanılmış bir hakkının olup olmamasının sonuca etkili olmadığı, dava konusu marka başvurusu kapsamında, tanınmışlıktan dolayı korunma gereği doğan farklı mal/hizmetler bulunmadığından davacı markasının tanınmış olup olmadığının, somut olay üzerinde etki etmeyeceği, davacının kötüniyet iddiasını kabule yeterli delil olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPMK YİDK’in 15/04/2016 tarih 2016-M-4052 sayılı kararının 41. sınıf tüm alt gruplar yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalının marka tescil başvurusunun asıl unsurunun “Kültür” ibaresinden oluştuğu, “TV” ibaresinin kimsenin tekeline bırakılamayacak bir sözcük olduğundan, asıl unsur olarak nitelendirilemeyeceği, tarafların markalarının kapsamlarındaki hizmetlerin de aynı olduğu, dolayısıyla mahkemece anılan hizmetler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizliğin olmadığı, yine aynı taraflar arasında görülüp sonuçlanan, davalının “Kültür Tv” ibareli başvuru hakkındaki Yargıtay 11. H.D.’nin 24.06.2019 tarih ve 2018/3363 E.- 2019/4729 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 37,90 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 17/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.