YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5166
KARAR NO : 2013/10878
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin tüm davalı şirket vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 05.12.2000 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralanarak %3,2 oranında sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden,davaya konu 05.12.2000 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı olayın Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği,davacının Kurumca kabul edilmiş maluliyet oranının %3,2 olduğu,hükme esas alınan ve oluşa uygun bulunan kusur raporunda %50 oranında davalı şirket, %50 oranında ise kazalının kusurlu olduğunun açıklandığı, 05.10.2010 tarihinde 5.000,00 TL miktarlı olarak açılan kısmi maddi tazminat davasında müddeabihin 21.01.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile 4.568,78 TL daha artırıldığı, ıslahen artırılan maddi tazminat kısmı için davalı şirket vekilince süresinde zamanaşımı def-i’nde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık bu tür davalarda gerek 818 sayılı B.K.’nun 125. maddesi gereğince gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146.maddesinde belirtilen 10 yıllık zaman aşımı süresinin hangi tarihte başlatılması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere, zamanaşımı failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılmalıdır.Zarar görenin zararı öğrenmesi demek, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açma ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olması demektir.
Hal böyle olunca, davacı tarafından 05.12.2000 tarihinde meydana gelen haksız fiile ilişkin maddi tazminat isteminin 21.01.2013 tarihinde ıslahen artırılması üzerine süresi içerisinde davalı şirket vekili tarafından ileri sürülen zamanaşımı def’i’nin kabul edilerek ıslahen istenilen miktara ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, ıslahen istenilen miktarı da kapsar biçimde tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı şirket vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27/05/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.