YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6712
KARAR NO : 2012/12626
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, feshin geçerli nedene dayandığını, feshin son çare olması ilkesine uyulduğunu, işyerine yeni işçi alınmadığını, şirketin zarar ettiğini, bir ara maaşlarda indirime de gidildiğini, feshin kaçınılmaz hale geldiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin geçici nitelikte fînansal kriz içinde bulunmasının özellikle de zarar etmesinin tek başına geçerli fesih nedeni olarak kabul edilemeyeceği, davalı tarafça fesih bildiriminde ileri sürülen iş, işyeri ve işletme gereklerinden kaynaklanan istihdam fazlalığının kanıtlanamadığı, fesihten sonra işyerine yeni işçi alındığı, buna göre feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. Maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, düğün salonu sorumlusu olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, ekonomik kriz ve iş hacminin daralması nedeniyle feshedilmiştir. Yargılama sırasında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporundaki belirlemeler dikkate alındığında, işyerinin zarar ettiği sabittir. İşverenin işletmesel kararı örtülü olarak alması da mümkündür. Dairemize yansıyan benzer nitelikteki dosyalarda yapılan araştırmalar sonucunda, işverenin yaşadığı ekonomik daralma sonucu buz pisti, ana okulu gibi işyerlerini kapattığı belirlenmiştir. Davalı tanık anlatımlarına göre, davacının çalıştığı işyerinin niteliği gereği mevsimlik çalıştığı, eleman azaltımına gidildiği, yıllık izinlerin kullandırılması gibi önlemlerin yeterli olmadığı açıktır. Fesih geçerli nedene dayanmaktadır, işe iade isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle; -Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 90,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 07.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.