YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8520
KARAR NO : 2010/6194
KARAR TARİHİ : 31.05.2010
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 01.08.2003-06.03.2006 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile sigorta haklarının tanınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava davacının , davalıya ait işyerinde 1.8.2003-6.3.2006 tarihleri arasında geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı işyerinde 15.1.1991 tarihinden 2002 yılı 1. dönem sonuna kadar geçen çalışmalarının kuruma tam olarak bildirildiği, davalı … … işyerine kargo şirketlerince yapılan kargo tesliminde 2004 yılının 5.-12. ayları arasındaki ve 2006 yılının 3 ayına ait bir çok teslim belgelerinde teslim alan olarak davacının adı ve imzasının bulunduğu, davalı işverenin İdari İşler sorumlusunun 19.10.2004, 20.10.2004, 1.2.2005, 20.7.2005 tarihli yazılarında davacıya davalı … adına bankadan para çekme yetkisinin verildiği, davalı …’ın Banka Cari Hesap ekstresinde 1.4.2004-23.2.2006 tarihleri arasında hemen her ay davacının işlem yaptığına dair isminin kayıtlarda göründüğü, Banka hesap dökümünde davacıya davalı işyerince 1.9.2003-1.3.2004 tarihleri arasında maaş adı altında aylık ödemelerin yapıldığı, davalı işverenin davacının uyuşmazlık döneminde götürü usulde işler yaptığını iddia ettiği halde varsa bu yönde yapılan bir sözleşmeyi sunmadığı anlaşılmaktadır
Sigortalılığın oluşması yönünden ilk koşul, taraflar arasında hizmet akdinin varlığına ilişkindir. Hizmet akdi B.K. 313. maddesinde belirlendiği üzere … sahibi ile işçi arasında yapılan belli veya belli olmayan bir süre için görülen … karşılığı ücret ödenmesini gerektiren bir sözleşmedir. Bu sözleşmede ana unsur … ve ücrettir. 506 sayılı Yasa açısından hizmet akdini sadece bu unsurlara bağlı olarak kabul etmek mümkün değildir. Zaman ve bağımlılık unsurları hizmet akdinin ana koşulları olmak üzere 506 sayılı Yasa’nın öngördüğü hizmet sözleşmesi” bir veya birden fazla işveren ile çalıştırılan arasında oluşturulan, süreli veya süresiz belli bir zaman dilimi içersinde, işveren emir ve gözetimi altında, … görmeyi hüküm altına alan hukuksal ilişkidir.Sigortalılığın oluşumu yönünden ilk unsur … görecek kişinin belli bir zaman dilimi içerisinde, hizmetini işverenin emrine hasretmesidir. Bu zaman dilimi günün tüm süresini kapsayabileceği gibi, günün veya haftanın belli saatlerine de hasredilebilir. Haftanın veya ayın belli gün ve saatlerinde dahi çalışma söz konusu olabilir.
Önemli olan düzenli bir çalışma ilişkisinin varlığıdır. Düzenli çalışma ilişkisinin varlığı … akdinin zaman unsurunu ortaya koyar. Çalışanın, hizmetini belli zaman dilimi içerisinde, işveren emrinde ve onun vereceği direktif doğrultusunda gerçekleştirilmesi, hizmet akdinin ikinci unsuru olan bağımlılık unsurunu oluşturur. Hizmetin fiilen verilmesi her durumda, zorunlu değildir. İşverenin emir ve gözetim altında hazır beklemek durumunda dahi bağımlılık unsuru gerçekleşmiş sayılır. Öte yandan, işverence gösterilen işlerin, çalışan tarafından, işveren emir ve direktiflerine uygun olarak görülmesi gerekir.Belirtilen bu iki ana unsurun birlikte gerçekleşmesi durumunda 506 sayılı Yasa açısından hizmet akdinin dolayısıyla sigortalılığın ilk koşulunun oluştuğu sonucuna varılır.
Sigortalılığın ikinci koşulu 506 sayılı Yasa’nın 5. ve 8. maddelerinde öngörülen işin görüldüğü bir işyerinin bulunmasıdır. Bir işyerinin varlığının saptanamaması durumunda sigortalılığın gerçekleştiğinden söz edilemez.
Üçüncü koşul eylemli çalışmanın varlığıdır. Yasal sigortalılıktan söz edebilmek için sigortalının işveren emir ve direktifleri altında, bil fiil, gösterilen işi yapması zorunludur. çalışmanın, kimi durumlarda, görülen işin, nitelik ve kapsamına göre devamlı sürmesi mümkün olmayabilir. Sigortalının, işveren emir ve nezareti altında verilecek işi yapmaya hazır bir şekilde beklemesi dahi bu koşulun gerçekleşmesi için yeterlidir.
Yasanın 3. maddesinde gösterilen istisnalardan bulunmama bir diğer koşuldur. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için Yasanın 2. maddesinde sayılan koşulları taşıması yetmez, ayrıca 3. maddede gösterilen kişilerden bulunmaması gerekir.
Sigortalı sayılabilme yönünden gerek ücretin kendisi, gerekse ödenme biçim ve yöntemi zorunlu bulunmamaktadır. Parça başına ücret, götürü ücret, part-time çalışma karşılığı yapılan ödeme biçimleri sigortalılık koşullarını etkilemez.
Sigortalılık statüsünün oluşumu için herhangi bir şekil koşulu öngörülmemiştir. Resmi veya yazılı bir sözleşme biçimi şart değildir. Asıl olan sigortalının çalışmaya başlama durumudur. Eylemli olarak gerçekleşen bu durum sonucu sigortalılık statüsü kendiliğinden oluşur.
Somut olayda davacının 1991-2002 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının Kuruma bildirildiği de dikkate alınarak, uyuşmazlık dönemi içerisinde davacıya maaş adı altında aylık ödemelerin yapılması, davalı adına gelen bir çok kargoyu teslim alması, verilen yetki yazıları uyarınca davalı adına bankada işlem yapması ve davalı işyerinde çalıştığını beyan eden taraf tanıklarının beyanlarına göre de davacının işyerinde elektirikli aletlerin tamir işleri, bülten ve disklerin getir götür işlerini yaptığına dair tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, yukarıda açıklandığı üzere davacının davalı işyerinde hizmet aktinin unsurlarını içerisinde barındıracak şekilde birçok farklı işi yaptığı açıkça belli olduğundan, davacının 1.8.2003-6.3.2006 tarihleri arasındaki dönemde davalı işyerinde hizmet akti ile çalıştığının tespiti yerine yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 31.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.