YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/77
KARAR NO : 2011/3358
KARAR TARİHİ : 11.04.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,1.3.2004-31.3.2005 tarihleri arasında ödenmeyen aylıklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının ödenmeyen 01.03.2003-31.03.2003 tarihleri arasındaki yaşlılık aylığının ödenmesi gerektiğinin tespiti ile 27.02.2004 tarihinde yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile 01.03.2004-31.03.2005 tarihleri arasında ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacıya bağlanan yaşlılık aylığının 27/02/2004 tarihinde kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline ve Kurumca ödenmeyen 01/03/2004 ile 31/03/2005 ve 01/03/2003 ile 31/03/2003 tarihleri arasındaki aylıkların hakediş tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı Kurumdan alınıp davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Davacıya, … İş Mahkemesinin 2003/503 Esas ve 2004/306 Karar sayılı 12.5.2004 tarihli kesinleşmiş kararı ile 01.03.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verildiği, Kurum tarafından 01.04.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurum müfettişince yapılan tespite göre 28.02.2004 tarihinde bir gün 506 sayılı Yasa kapsamında sosyal güvenlik destek primini ödemeksizin çalıştığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığı almakta olan pasif sigortalının, aktif sigortalı olarak çalışmaya başlaması durumunda, Kurumca bağlanan yaşlılık aylığının kesilip kesilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Sorunun çözümü yönünde, öncelikle, 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı alan sigortalıların yeniden çalışmaları durumunda uygulanacak 63. maddenin kapsam ve geçirdiği evrelerin belirlenmesinde yarar olacaktır. Gerçekten, 506 sayılı Yasa’nın 29.4.1986 günlü 3279 sayılı Yasa ile değiştirilen 63.maddenin getirdiği düzenlemeden önce, Kurumdan yaşlılık aylığına hak kazanan ve aylık almakta olanların, aylıkları kesilmeden çalışmalarına imkan tanınmamaktaydı. Kısaca, Kurumdan yaşlılık aylığı alanlar ya aylıklarını veya çalışmayı tercih edecekler, iki durumu bir arada sürdüremeyeceklerdi. Ne varki, bu durum, T.C.Emekli Sandığı iştirakçileri ve … sigortalıları açısından,506 sayılı Yasa kapsamında bulunanlar aleyhine haksız bir uygulama ortaya çıkarmış, aynı durumda bulunan, T.C.Emekli Sandığı iştirakçisi ile … sigortalısı, hem yaşlılık aylıklarını alıp, hem de bu aylıklar kesilmeden çalışma imkanına sahipken 506 sayılı Yasa kapsamında olanlar bu imkandan yoksun kılınmışlardı. İşte yasa koyucu bu eşitsizliği gidermek amacıyla, yukarıda sözü edilen yasa değişikliğini kabul etmiş ve 63. maddeyi yeniden düzenleyerek 506 sayılı Yasa’ya göre yaşlılık aylığı alanlara, aylıkları kesilmeden çalışma imkanı sağlamıştır. (TBMM 17. Dönem çalışmaları S.Sayısı 432. S.17).
Yeni düzenlemeye göre; yaşlılık aylığı alanların yeniden çalışmaya başlamak istemeleri durumunda, kendilerine alternatifli bir sistem getirilmiştir. Yaşlılık aylığı alan; bu sistemlerden birini tercih ederek çalışmasını sürdürebilecektir. Sözü edilen 63. maddenin (A) bendinde gösterilen birinci sistemde, yeniden çalışmaya başlayan sigortalı yaşlılık aylığını kestirecek ve normal sigortalı gibi çalışmasını sürdürecektir. Bu durumda kendisinden 78. maddede belirtilen kazançlar toplamından 73. maddeye göre prim kesilecek ve sonuçta sigortalı, çalışmasını sona erdirdiğinde, kesilen prim ve çalışma süresi gözönünde tutularak kendisine son durumuna göre yaşlılık aylığı bağlanabilecektir. Böylece sigortalı, kendisine önceden bağlanan yaşlılık aylığının gösterge ve oranını arttırma imkanına sahip kılınmış,önceden mümkün olmayan bir hakka kavuşmuştur. Sözü edilen maddenin (B) bendinde belirlenen ikinci durumda ise, yaşlılık aylığı almakta olan kişi yeniden çalışmaya başladığında; aylığını almaya devam edecek Sosyal Güvenlik Destek primi adı altında, %6’sı yaşlılık aylığı alandan %18’i işverenden alınmak koşuluyla toplam %24 oranında bir katkı payı ödeyecektir. Görüldüğü üzere; yaşlılık aylığı alan kişiye yasa bir tercih hakkı getirmiştir. Hangi sistemi, tercih edeceğini aylık sahibi kendisi belirleyecek ve durumunu ortaya koyacaktır. Kişi, açıkça iradesini ortaya koymadan aylığı kesilmeyecektir. Esasen yasal koşulların gerçekleşmesi sonucu yaşlılık sigortası kolundan aylığa hak kazanan kişinin aylığını keserek ortada bırakmak hem Sosyal Güvenlik ilkesine hem de onun alt yapısını oluşturan Sosyal Sigorta sistemine aykırı olur ve kişiye sağlanan yasal imkanını da işlemez hale getirir.
Somut olayda, davacıya yaşlılık aylığı mahkeme kararı üzerine 01.03.2003 tarihinden geçerli olmak üzere bağlanması gerekirken 01.04.2003 tarihinden geçerli olmak üzere geriye dönük olarak bağlanmış, çalışmaya başladığı tarih itibariyle de kesilmiştir. Davacı yaşlılık aylığı kesildikten sonra 08.03.2005 tarihinde tekrar tahsis talebinde bulunması nedeni ile 01.04.2005 tarihinden itibaren tekrar yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Davacı Kuruma verdiği 24.05.2005 tarihli tercih formu ile sosyal güvenlik destek primi kapsamında çalışmak istediğini bildirmiştir. Davacı yaşlılık aylığı almakta iken 28.02.2004 tarihindeki bir gün sigortalı bir işte çalışmıştır. Davacının bir günlük sosyal güvenlik destek primine tabi çalıştığının kabul edilmesi gerektiğinden Kurumun davacının yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı çalışmaya başladığı gerekçesiyle yaşlılık aylıklarını kesmesi doğru değildir. Bu nedenle mahkemece Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte Kurumdan tahsili yönünden verilen karar doğru ise de 28.02.2004 tarihindeki çalışması nedeni ile sosyal güvenlik destek primi kesilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmemesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş;davacının yaşlılık aylığı alması gereken 28.02.2004 tarihinde sosyal güvenlik destek primine tabi çalıştığını kabul edilerek davacının sosyal güvenlik destek primine tabi olarak ödenmesi gereken pirimi gecikme zammı ile birlikte davalı Kuruma ödemesi gerektiğinin tespitine karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,11.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.