YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14543
KARAR NO : 2012/12661
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.06.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda feshin haklı nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı işverence temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre davalı bankada bayi kredi satış destek görevlisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, bir müşteriye tahsisi gereken krediden fazlasını sağladığı gerekçesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/11-e maddesi gereğince feshedildiği bildirilmiştir. Davacı işverene verdiği savunmasında bayinin preforme fatura kesmediği için kredi meblağını bayi satış danışmanının sözlü beyanı ile yanlışlıkla girdiğini, görevi süresince yaptığı tek ve son hata olduğunu, kötüniyetinin bulunmadığını belirtmiştir. Kredi kullandırılan müşteri de İş Bankasından %85 kredi onayı aldığını, ancak %100 kredi istediğini, davacının yardımıyla %100 kredi kullandığını açıklamıştır. Bilirkişi raporuna göre davacının müşteriye aracın fatura bedelinin %80’i olan 25.280 TL kredi teklifi yapılması gerekirken, aracın satın alındığı değerin tamamı üzerinden 32.585 TL olarak sisteme girerek müşteriye %100 kredi kullandırdığı sabittir. Davacı kullandırdığı kredi nedeniyle prime hak kazanmaktadır. Dosya kapsamına ve özellikle müşterinin beyanına göre davacının, müşterinin %100 kredi talebini bilinçli bir şekilde karşıladığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar Disiplin Yönetmeliğinde işten çıkarma için şirketin zarara uğraması gerektiği belirtilmiş ise de, bu unsur feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ile ilgilidir. Kaldı ki, Yönetmelikte kullanılan kredi işlemleri ile ilgili olarak sonuçları açısından risk doğuran teminat eksikliklerinin de işten çıkarmayı gerektirdiği öngörülmüştür. Mevcut delil durumuna göre davacının kasten usulsüz kredi kullandırdığı açık olup, feshin en azından geçerli nedene dayandığının kabulü gerekir. Bu nedenle mahkeme kararının bozulması gerektiği gerekçesi ile sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum.