YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9008
KARAR NO : 2010/13018
KARAR TARİHİ : 25.10.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 130 ada 6 parsel sayılı 3849.84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik niteliğinde, belgesizden kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayalı olarak davalı adına tespit edilmiştir. Orman Yönetimi taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 591…. m2’lik bölümünün orman niteliğinde Hazine; (B) harfi ile gösterilen 3258.78 m2’lik bölümünün tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1966 yılında seri bazında, hava fotoğrafı yöntemiyle orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiştir. Daha sonra 1992 yılında yapılıp, 12/03/1998 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın bir bölümünü kesinleşen orman kadastro sınırları içinde, bir bölümünün ise kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığını bildiren bilirkişi raporu gereğince hüküm kurulmuştur. Ancak; yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Dosya arasında bulunan orman kadastro tutanak ve haritalarının incelenmesinden yörede ilk orman kadastrosunun 1966 yılında seri usulle ve yöreye ait hava fotoğraflarından yararlanılmak suretiyle yapıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişilerin açıkladığı ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere bu yöntemle yapılan orman kadastrosunda orman tahdit nokta ve hatları hava fotoğraflarına işlenmekte ve detay tarifleri günlük olarak düzenlenen tutanaklara yazılmaktadır. Arazi çalışmaları bitirildikten sonra hava fotoğrafları stereomikrometre – SGM4 aletiyle değerlendirilip orman sınır nokta ve hatları 1/10 000 ölçekli haritalar üzerine aktarılarak orman tahdit haritaları oluşturulmaktadır. Orman kadastro haritaları ile orman kadastro nokta ve hatlarının işlenmiş olduğu hava fotoğrafındaki taşınmaz görüntülerinin farklı olması durumunda hava fotoğrafındaki görünümün orman kadastro haritasına doğru olarak aktarılamamış olduğu sonucu çıkmaktadır. Dosya arasındaki bilirkişi raporu ve ekindeki krokilerin incelenmesinde de böyle bir uyumsuzluğun bulunduğu görülmekte, mahkemece hava fotoğrafı üzerindeki uygulamanın değil, tahdit haritası ile irtibatlandırılan krokiye göre hüküm kurulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Hava fotoğrafı üzerinde yapılan uygulamaya göre çekişmeli yerin orman sınırları içinde kalan bölümünün hükme esas alınan krokiye göre çok daha geniş olduğu çıplak gözle dahi görülebilmektedir.
Bu nedenle; mahkemece, dosyanın yeniden raporları düzenleyen bilirkişilere verilerek çekişmeli taşınmazın hava fotoğrafındaki konumuna göre orman sınırları içinde ve dışında kalan bölümlerinin yeniden belirlenerek, infaza olanak sağlayacak biçimde krokisinin düzenlettirilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gereklidir.
Bu mümkün olmadığı takdirde önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak … kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 25/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.