YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8995
KARAR NO : 2010/12512
KARAR TARİHİ : 18.10.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 111 ada 54, 55 ve 56 parsel sayılı taşınmazlar, … alanı niteliğiyle öncesinde bir bütün olarak, Kasım 1969 tarih 14 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, intikal ve taksimlerden, sırasıyla, … …’a ait olduklarından ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/183 Esas ve 1995/243 Karar sayılı dosyasında yüzölçümünün artırılması davasına konu edildiklerinden söz edilerek, miktar haneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı … tarafından davalılar Hazine, … Köyü Tüzelkişiliği, … … ve arkadaşları aleyhine, 24.05.1990 havale tarihli dilekçeyle, kendi adına kayıtlı Kasım 1969 tarih 14 sıra numaralı tapu kaydının miktarının zeminde kapladığı alana göre artırılması istemiyle açılan dava, kadastro mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli … Köyü 111 ada 54, 55 ve 56 sayılı parsellerin tesbit gibi tesciline, karar kesinleştiğinde … … ve … tarafından düzenlenen 20.05.2008 tarihli raporların karara eklenmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1970 yılında yapılıp 22.07.1970 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1993 yılında yapılıp 18.10.1996 ila 18.04.1997 tarihinde ilan edilen, sınırlaması yapılmış ormanların aplikasyonu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması vardır.
Çekişmeli parsellerin tutanak asılları Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu kaydının yüzölçümünün artırılması davasına konu edildiğinden söz edilerek miktar hanesi açık bırakılmak suretiyle mahkemeye gönderilmiş, dava dosyası ile tutanak asılları birleştirilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, çekişmeli parsellerin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/142 sayılı dosyasında yüzölçümünün artırılması davası nedeniyle … hanesinin açık bırakılacağı ve 3402 Sayılı Yasanın 30. maddesi gereğince mahkemece resen yapılacak araştırma sonunda doldurulacağı düşünülmemiş, çekişmeli parsellere uygulanan tapu kaydının miktar fazlasının nereden kaynaklandığı, sınırdaki ormandan açılıp açılmadığı, orman sayılan yerlerden olup olmadığı, zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığı araştırılmamıştır.
3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince “Kadastro Müdürü, çalışma alanında işe başlamadan önce mahalli hukuk mahkemesinde, bu alandaki taşınmaz mallar hakkında görülmekte olan kadastro ile ilgili davalarla hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesini alır ve bunu çalışma alanı ile ilgili tüm tapu, vergi harita ve diğer belge örnekleri ile birlikte kadastro teknisyenliğine verir.
Kadastro müdürü, bu listedeki taşınmaz malların tesbiti yapıldıktan sonra, bunlarla ilgili tutanakları bir hafta içinde kadastro mahkemesine gönderir ve durumdan listenin alındığı mahalli mahkemeyi haberdar eder.” Davalı Taşınmaz Mal Tutanaklarının Kadastro Mahkemesine Devri
hakkındaki Yönetmeliğin 5. maddesinde bu tür yerler için kadastro tesbit tutanağının ne şekilde düzenleneceği belirlenmiştir. 3402 sayılı yasanın 27/1. maddesi gereğince, “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur. 27/3 maddesi gereğince, Kadastro Hakimi, devredilen bu dava dosyaları ile beşinci madde gereğince müdür tarafından gönderilen kadastro tutanaklarını birleştirerek 11. maddedeki şekle uygun olarak askı ilanını yaptırır. İlan süresi bitmeden duruşmaya başlanamaz. Yine aynı yasanın 30/2 maddesi gereğince, hakim bu tür davalarda resen yapacağı araştırma sonunda çekişmeli taşınmazların kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlüdür.
Orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki durumu, orman tahdit haritasının uygulanması yoluyla belirlenmelidir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1970 yılında ve 1993 yılında yapıldığı anlaşılan orman kadastrosuna ilişkin tüm görevlendirme, işe başlama çalışma ve çekişmeli yeri orman sınır noktaları ile birlikte gösteren orman kadastro haritaları, davacıların yüzölçümünün artırılmasını istedikleri tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm değişikliklerini içerecek tedavülleri ve müsbit evrakı ile çekişmeli parselleri dıştan çevreleyen komşu parsellerin tesbit tutanakları ile var ise dayağı olan tapu ve vergi kayıtları ilgili yönetimlerden ayrı ayrı getirtilerek dosya keşfe hazırlanmalı; önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi, bir ziraat yüksek mühendisi veya bulunamadığı taktirde ziraat mühendisi, bir harita mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, davacı ve davalı köyler ile ilgisi olmayan tarafsız yeterince yaşlı üç yerel bilirkişiden taşınmazların niteliği ve tasarruf durumu sorulmalı, tarafların tutunduğu tapu kayıtları sırasıyla yerel bilirkişiler vasıtasıyla uygulanmalı, bilinmeyen sınırlar konusunda taraflar tanık gösterecek olursa tanık sözlerinden yararlanılmalı, kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazların tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, getirtilip dosyaya eklenerek, yörede ilk çalışmanın ne zaman yapıldığı, köyün tamamını kapsayacak biçimde mi yapıldığı yoksa orman yada seri bazında mı yapıldığı, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerin bu işlemlerde ne şekilde değerlendirildiği irdelenmeli, eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları, çekişmeli taşınmazların tümü ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların tümünün öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği, komşu parsellere uygulanan kayıtların, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yönü ne olarak okuduğu yada nitelendirdiği belirlenmeli; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01…..1988 gün ve 31/13 E.K.; l4.03.l989 gün ve 35/13 E.K. ve 13…..1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, çevresi incelenmeli; eğim ve taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsü, ağaç cinsi ve sayısı, kapalılık oranı, hakim bitki örtüsü detaylı şekilde belirlenmeli, yukarıda değinilen Memleket Haritası, Amenajman Planı ve Hava fotoğrafı uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; çekişmeli taşınmazların memleket haritasına göre konumu saptanarak, bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren,
yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan tapu kayıtları uygulamasını da gösterir kroki düzenlettirilmeli; çekişmeli taşınmazların orman tahdit hattına göre konumu tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, bilirkişilere orman sınır hattı ile irtibatlı müşterek imzalı kroki düzenlettirilmeli; yukarda açıklandığı orman mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı tutunulan tapu kaydı kapsamında bulunup bulunmadığı, orman, mera yada kamuya tahsis edilen yada kamunun kullanımındaki yerlerden olup olmadığı tereddütte yer vermeyecek biçimde saptanmalı; tutunulan tapu kaydının değişebilir nitelikte sınırlar içerip içermediği, değişebilir nitelikte sınır içeren tapu kaydının 3402 Sayılı Yasanın 20/C madde hükmüne göre kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı gözetilerek, miktar fazlalıklarının nereden kaynaklandığı üzerinde durulmalı,
Tapu kaydının yüzölçümü ile kapsadığı alan orman ise tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği, kayıt kapsamı dışında kalan ve orman yada mera sayılan yerlerden olmadığı belirlenen yerler yönünden, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre 3402 sayılı yasanın 30. maddesi hükmüne göre, tesbit tutanağı miktar ve … sütununun mahkemece resen doldurulması gerektiği ve davacının başka bir tapunun yüzölçümünün artırılması konusunda Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/184 sayılı dosyasında açtığı ve görevsizlikle gelip Kadastro Mahkemesinin 2007/2 sayısına kayıt edilen ve mahkemenin 15.07.2008 gün 2007/2-2 sayılı kararı ile sonuçlandırılıp 20. Hukuk Dairesinin 04.03.2010 gün 2009/20023-2695 sayılı kararı ile aynı nedenle bozulan temyize konu bu dosyadaki taşınmazların doğusundaki yoldan sonra gelen 110 ada 31 ila 38 sayılı parsel dosyası da gözönünde bulundurularak bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 18/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.