Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/4572 E. 2013/10600 K. 23.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4572
KARAR NO : 2013/10600
KARAR TARİHİ : 23.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Şeref Zor isimli işçinin 29/05/2009 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, Kurum müfettişinin 02.02.2010 tarihli raporunda belirtildiğinin aksine Şeref Zor isimli işçinin 29.05.2009 tarihinde geçirdiği iş kazasının davacı şirket ile ilgisi olmadığının ve iş kazasının 1030506 işyeri sicil numaralı … … … özel inşaatında meydana geldiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiştir.
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği, 5510 sayılı Yasa’nın 20 nci maddesinde ise iş kazasına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanacağı bildirilmiştir.
Olayın iş kazası sayılması gerektiğinin tespitine ilişkin davanın asıl amacı, 506 ve 5510 sayılı Yasa gereğince hak sahiplerine iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanmasının teminine yöneliktir. Diğer yandan bir sosyal sigorta olayının iş kazası sayılıp sayılmaması işverenin dahi hak alanını ilgilendirir. Zira işveren kusurlu ve de olay da iş kazası ise, Kurum bağladığı gelirin peşin değerini işverenden isteyebilecektir.
Dava konusu olan hukuki ilişki birden fazla kişi arasında ortak olup da, bu hukuki ilişki hakkında mahkemece bütün ilgililer için aynı şekilde ve tek bir karar verilmesi gereken hallerde, dava arkadaşlığı maddi bakımdan zorunludur. Burada dava arkadaşları arasındaki hukuki ilişki son derece sıkı olup Mahkeme, mecburi dava arkadaşlarının hepsi hakkında aynı ve bir tek karar verir.
İş kazasının tespiti istemine ilişkin dava sonucunda mahkemece verilecek hüküm gerek işverenin, gerekse Sosyal Güvenlik Kurumu’nun hak alanını etkileyeceğinden işveren ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davalılar arasında (pasif) mecburi dava arkadaşlığı bulunması halinde, davacı bütün davalılara karşı birlikte dava açmak zorundadır. Dava bütün mecburi dava arkadaşlarına karşı değil de bunlardan birine veya bir kaçına karşı açılmış ise bu halde, dava sıfat yokluğundan reddedilemez. Mahkemenin, davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil etmesi için davacıya bir süre vermesi, davacı bu süre içinde davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil ederse davaya devam etmesi gerekir.
Somut olayda, davacı işveren hernekadar olayın iş kazası olup olmadığını dava konusu etmemiş ise de iş kazasının kendi işyerinde gerçekleşmediğini ve işçinin geçirdiği iş kazasının farklı bir işyerinde gerçeleştiğini iddia ettiğinden, bu dava sonucunda verilecek karar iş kazası geçiren işçinin ve olayın gerçekleştiği iddia edilen aleyhine karar verilen işvereninin de hak alanını ilgilendirdiğinden bu kişilerin davaya dahil edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacıya davayı iş kazasının gerçekleştiğini iddia ettiği işyerinin işvereni … … … ile işçi Şeref Zor’a yöntemince yöneltmesi için önel vermek ve işveren ile işçinin göstereceği deliller toplandıktan sonra çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurumun öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 23/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.