YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8656
KARAR NO : 2010/12635
KARAR TARİHİ : 19.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı İvy Dermancı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Mahallesi 72 ada 15 parsel sayılı 3400 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, yörede 1942 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken 1989 yılında yapılıp 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmış, taşınmazın yönetmelik hükümlerine aykırı olarak orman sınırları dışına çıkartılması nedeniyle görevliler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ancak zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, … 10.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/65-1996/242 sayılı kararı ile görevlilerin tazminata mahkum edildiklerini, bu nedenle komisyon kararının yok hükmünde olduğunu belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ve üzerindeki şerhlerin silinmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazla ilgili 56 nolu orman kadastro komisyonunun yapmış olduğu 2/B uygulamasının yok hükmünde olduğunun tespitine, taşınmazın (B) işaretli 1103 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmaz üzerine davalı … lehine konulan intifa şerhinin terkinine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmış ise de, 1976 yılında 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözönünde bulundurularak yapılan ve 23.09.1981 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve aplikasyon işlemi sırasında dava konusu parsel orman sınırları içine alınmış, 1989 yılında yapılan 19.04.1989 tarihinde kesinleşen 2/B uygulamasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmış ise de, işlem yapan komisyon üyesinin yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı hareket ettiklerinin tespiti ile tazminata mahkum edilmeleri nedeniyle 2/B madde uygulamaları iptal edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki
hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, her ne kadar davalı taşınmaz, 1989 yılında 2B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkartılmış ise de, … tarafından 56 numaralı orman kadastro komisyon başkan ve üyeleri … … aleyhine 25.01.1995 tarihinde … Asliye (10) Hukuk Mahkemesinde “56 numaları orman kadastro komisyonunda görevli olan davalı kişilere, Orman Genel Müdürlüğünün 28.09.1988 gün ve 4606 Sayılı emri ile “1987 yılında 8 numaralı komisyonca çalışmalara başlanmışsa da, tamamlanıp ilan işlemi yapılmadığından … İlçesinde 1988 yılı arazi döneminde mer’i mevzuat gereğince daha önce yapılan işlem yeniden elden geçirilerek ilan işlemlerinin ivedilikle yapılması” görevi verildiği halde, kendilerine verilen emir ve görev dışına çıkılarak ve 8 numaralı komisyonun yaptığı işlemleri yok sayarak önceki yıllarda verilen ancak, 4785 Sayılı Devletleştirme Yasası kapsamında kaldığından devletleştirilen orman sayılıp orman sınırları içinde kalması gereken yerlere ait, uygulama kabiliyeti kalmayan mahkeme kararlarını öncelikle uygulayarak, bir kısım Devlet Ormanını kişiler yararına orman sınırları dışına çıkardıklarından 8 numaralı komisyonun yaptığı 2.009.256.-TL giderin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini istediği ve mahkemece 10.04.1996 gün ve 1995/61-242 sayılı kararla “1.675.000.- TL’nin dava tarihinden önce davalılardan … … … tarafından 31.08.1994 tarihinde ödenmiş olması nedeniyle geriye kalan 334.256.-TL’nin davalı kişilerden müteselsilen tahsili ile davacı … Yönetimine ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine” karar verildiği ve hükmün Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 10.03.1997 gün 1996/1239-1997/3206 sayılı kararı ile onanıp 30.04.1997 tarihinde kesinleştiği, Dairenin 25.01.1993 gün ve 1992/1529-248 sayılı kararı ile diğer kararlarında benimsendiği gibi orman kadastro komisyonu üyelerinin görevlerini kötüye kullanarak ya da kendilerine verilen görevlerin dışına çıkarak yaptıkları işlemler hukuk ve ceza davalarına konu olmuşsa bu kişiler tarafından yapılan işlemler kaynağını yasa ve yönetmeliklerden almadığı için yok hükmünde sayılacağından, (HGK.03.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 sayılı kararı) Yönetim tarafından herhangi bir süreye bağlı kalınmaksızın işlemlerin iptali için her zaman dava açılabileceği, yine 1.Hukuk Dairesinin 11.10.1977 gün, 1977/9685-10226 sayılı kararında kabul edildiği gibi “orman kadastro komisyonlarının kendilerine verilen görev sınırları içinde çalışması gerekir. Komisyonların görev sınırlarının dışına çıkarak yaptıkları işlemlerin iptali gerekir.” Bu ilkeler göz önünde bulundurularak tapu kaydının iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19.10.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.