YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1786
KARAR NO : 2012/15704
KARAR TARİHİ : 05.07.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı şirket tarafından haklı ve geçerli sebep olmaksızın feshedildiğini, fesihte dayanılan sebebin gerçek dışı olduğunu belirterek, feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, bir müşteri şikayeti üzerine yapılan incelemede davacının 09/07/2011 günü müşteriye gittiği, tamirat yaptığı ve bunun karşılığı 50,00 TL ücret aldığı, alınan bu ücreti şirket kayıtlarına intikal ettirmediği gibi değiştirilen ürün ve parçalar açısından garanti fişi sayılabilecek belgeyi de müşteriye vermediğinin anlaşıldığını, çalıştığı bölümde yapılan sayımda davacının satmak üzere aldığı ürünlerden altı adedinin eksik olduğu, ürünlerin satıldığını beyan etmesine karşılık satış belgelerini teslim etmediği ve bedellerinin de teslim edilmemiş olduğunu, yine aynı sayımda 200 metre kablo 76 adet yedek parçanın eksik olduğunun tespit edildiğini, müvekkilini bu yönden zarara uğrattığını, bu ve buna benzer yolsuzlukların daha önceden yapılmış ve yapılma eğiliminde olduğu düşüncesinin doğduğunu, bu sebeplerle davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e-h maddeleri uyarınca haklı sebeplerle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının işyerinde ondört yılı aşkın süredir teknik eleman olarak çalıştığı, bu kadar süre karşılıklı … içersinde çalışan bir kimseye daha sonra tutulan tutanakla teslim edilen malların iade edilmediği yönünde isnada bulunulmasının tutanakta belirtilen hususların samimiyetine gölge düşürdüğü, tazminatsız çıkış için yapılan işlemler niteliğinde olduğu, davacının zimmetinde olduğu belirtilen malların hangi tarihte kendisine zimmetlendiği, zimmetlenen bu malların ne zaman kullanıldığına ve nereye kullanıldığına ilişkin tüm kayıtların ibraz edilmediği, günlük yaşamda bir müşterinin servis elemanını ismen tanımasının olağan sayılmayacağı, bir takım nedenlere dayanılarak iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Dosya içeriğine göre, teknik servis elemanı olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, işverence, işyerinde 11.7.2011 tarihinde yapılan sayımda üzerine zimmetli ürünlerden altı adet eksik olması, bunların satılmış olduğunu ve müşterilerde bulunduğunu beyan etmesine rağmen bu satışa ilişkin nakit ve senetleri teslim etmemesi, serviste yapılan sayımda 200 m kablo ve 76 adet yedek parçanın mevcut olmaması, bunlara ait servis fişlerinin ibraz edilmemesi, davacı tarafından tamiratı yapılan İnci isimli müşteriye ait şofbenin rezistansı değiştirildiği halde servis fişi düzenlenmemiş olması ve müşteriden 50,00 TL ücret alındığı halde bu miktarı şirket kayıtlarına intikal ettirmemesi, yirmibir adet servis fişi ile tamirat yaptığı işlerden alınan 325,00- TL’yi şirket kayıtlarına intikal ettirmemesi, bu fişlerden yirmi tanesinin haziran ayına ait olması, yaptığı montaj ve tamirat işlerinde ürün üzerine kendisine ait telefonların yer aldığı çıkartmaları yapıştırması sebepleriyle 4857 sayılı Kanun’un 25/ll maddesi gereği feshedilmiştir.
Yargılama sırasında sunulan stok ve servis sayım tutanakları, savunma isteği yazısı, tespit tutanağı, İnci isimli müşterinin şikayet dilekçesi, işlem fişleri ve duruşmada dinlenen tanık anlatımlarına göre, davacı işçi işini müşterilerin talebi üzerine teknik servis elemanı olarak adreslerine giderek gerekli montaj ve tamiratları işverenin sağladığı malzeme ile yapmak, bunlara ilişkin servis fişi düzenleyerek müşteriye vermek, karşılığında aldığı ücreti de işverene teslim etmek şeklinde yürütmektedir. İnci isimli müşterinin, davacı tarafından şofbenindeki arıza giderilip kendisinden 50,00 TL ücret aldığı halde servis fişi vermemesi şeklindeki şikayeti üzerine öncelikle bu durumun doğru olduğu belirlenmiş, ilgili servis fişi düzenlenerek davacının müdürü tarafından müşteriye teslim edilmiştir. Ardından başlatılan sayımda, işverene ait 200 m kablo ve 76 adet yedek parçanın eksik olduğu, davacının koçanı kendisinde olduğu bilinen yirmibir adet makbuzu süresinde işverene ibraz edemediği, 13-14-15 temmuz tarihlerinde teslim ettiği yirmidokuz adet makbuza göre de kendisinde bulunan ve servis hizmetlerinden aldığı 320,00- TL’yi süresi geçtikten sonra iade ettiği anlaşılmıştır. Davacı eksik olan makbuz ve miktarları bu sayım sırasında işverene ibraz edememiştir. Ayrıca dosya arasında bulunan tanıtım kartında da davacının kişisel bilgileri yer almakta, kendi adına iş yaptığı izlenimi doğmaktadır. Bu durum tanık anlatımları ile de kanıtlanmıştır. İşçi, kişilerin birbirini tanımasının olağan olduğu ilçede, uzun yıllardır nezdinde çalıştığı işverenin güvenini suistimal ederek, işverenin malzemesini kullanarak kendi adına işler yapmış, müşteriye servis fişi kesmemiş, karşılığında aldığı ücreti de işverene teslim etmemiştir. Davacının doğruluk ve bağlılığa aykırı eylemleri sabittir. Fesih haklı sebebe dayanmaktadır. İşe iade isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde hatalı gerekçeyle işe iadeye karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 147,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 05.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.