Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/11262 E. 2010/12605 K. 19.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11262
KARAR NO : 2010/12605
KARAR TARİHİ : 19.10.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … YÖNETİMİ, dava konusu … MAHALLESİ 161 ada 10 parsel sayılı taşınmazın, kesinleşen orman kadastro haritasında 23 – 24 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren hattın güneyinde, orman sınırı içinde kaldığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescili ve davalının el atmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve tescili ile el atmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 87 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından 1988 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu uygulamalarına esas olmak üzere orman kadastro çalışması yapılmış, daha sonra 2001 yılında 82 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması çalışması yapılarak 15.08.2002 tarihinde ilan edilmiştir. 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile .I, II, III, IV, V, VI, VII, VIII, IX, X, XI, XII, XIII, XIV poligon numaraları ile orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazların orman niteliğini yitirmediği iddiasıyla Orman Bakanlığı tarafından Orman Genel Müdürlüğü hasım gösterilerek 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre 6 aylık süre içinde açılan 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yargılaması sonucunda, … Kadastro Mahkemesinin 18.03.2003 gün ve 2003/3-10 sayılı kararıyla dava konusu taşınmazların 2/B madde uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarılma işleminin iptali ile orman sınırı içinde bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2004/834-4768 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Yapılan incelemede, her ne kadar uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastro haritası ile eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, Orman Yönetiminin dava dilekçesinde çekişmeli yer olarak belirttiği, 161 ada 10 parsel sayılı taşınmazın orman kadastro haritasında 20-21-22 sayılı orman sınır noktalarının birleştiren hatta göre orman sınırı dışında ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de, davacı … yönetimi tarafından, dava dilekçesine eklenen krokide, davaya konu taşınmazın orman kadastro haritasında 23-24 numaralı orman sınır
noktalarını birleştiren hattın güneyinde kalan taşınmaz olarak gösterildiği, kadastro paftasının ve dosyadaki tapu kayıtlarının incelenmesinden, bu taşınmazın, öncesinde 1989 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosunda, tespit tutanağı düzenlenmeksizin taşlık olarak tespit harici bırakılan, 23/3/1995 tarihinde idari tescil ile, ilk kez 122 ada 2 parsel numarası verilerek, Hazine adına özel mülk olarak tapuya tescil edildikten sonra, imar uygulaması ile oluşturulan 122 ada 10 numaralı parsel olduğu anlaşılmaktadır.Orman Yönetiminin aslında dava ettiği taşınmazın orman kadastro haritasında 23-24 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren hattın güneyinde gösterilen yer olduğundan, dava dilekçesinde dava edilen yerin 161 ada 10 parsel şeklinde yazılmış olması maddi hata niteliğindedir. Mahkemece bu durum gözetilmeksizin aslında dava edilmeyen 161 ada 10 parsel sayılı taşınmaz hakkında inceleme yapılarak hüküm kurulması doğru değildir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle davaya konu 122 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı getirtilmeli, taşınmazın malikinin davalı Hazine dışında bir kişi ise dava husumetten reddedilmelidir. Taşınmazın maliki hazine ise işin esasına girilerek, yeniden yapılacak keşifte uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastro haritası ile eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde uygulama ve araştırma yaptırılarak çekişmeli 122 ada 10 parsel sayılı taşınmazın orman kadastro haritası ile eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, yapılan uygulama sonucunda davaya konu yerin, orman kadastro sınırı içinde ve orman sayılan yerlerden olduğunun saptandığı takdirde, orman niteliğindeki taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğuna ve bu nedenle özel mülk olarak herhangi bir kişi adına tescil edilemeyeceği, bu şekilde oluşturulan tapu kaydının, yolsuz tescil niteliğinde olması nedeniyle sahibine mülkiyet … kazandırmayacağı gibi, başlangıçtan beri geçersiz olan kaydın bir süreye bağlı olmaksızın her zaman açılacak dava ile iptal edilebileceği (H.G.K. 30.02.2001 gün 2001/1-464-470 ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 ve 03.12.2008 gün 2008/7-717-722 S.K.) bu tür tapu kayıtlarını satın alanların Medeni Yasa’nın 1023. maddesinde yazılı özel mülklere uygulanması gereken iyi niyet kurallarından yararlanamayacağı,ancak alım bedelini bu yeri kendisine satan kişilerden sebepsiz zenginleşme kuralları hükümlerine dayanarak isteyebileceği gözetilerek hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 19/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.