YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15904
KARAR NO : 2013/20229
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici sebepler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 10.01.2007 tarihindeki iş kazası sonucu %5.20 oranında sürekli işgöremezliğe maruz kalan sigortalı …’in maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, 36.620,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, davaya konu zararlandırıcı olayın Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, iş kazasının oluşumunda %40 oranında davalı şirket’in, %50 oranında dava dışı Taşoluk Belediyesi’nin ve %10 oranında ise davacı sigortalının kusurlu olduğunun belirtildiği, hükme esas alınan hesap raporunda davacının 28.02.2013 tarihine kadar TİS’den faydalandırıldığı durumda ortaya çıkan ücretine göre hesaplamanın yapıldığı, oysaki davacının 30.09.2010 tarihihde davalı işverenliğe ait işten ayrıldığı anlaşılmıştır.
Maddi tazminat davalarında, tazminat miktarı, işçinin rapor tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Başka bir anlatımla, işçinin günlük brüt geliri tespit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanacağı, bilinmeyen dönemdeki kazancının ise, 60 yaşa kadar yıllık olarak %10 arttırılıp %10 iskontoya tabi tutulara hesaplanacağı ve yine 60 yaşından sonra da bakiye ömrü kadar (pasif) dönemde elde edeceği kazançların ortalama yönteme başvurulmadan, her yıl için ayrı ayrı hesaplanacağı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Bu açıklamalardan olarak somut olayda, davacı sigortalının 30.09.2010 tarihine kadar olan maddi zararlarının hesaplanması bakımından TİS’lerden faydalandırılarak tespit olunan ücretinin hesaplamaya esas alınmasında bir hata olmamakla birlikte bu tarihten sonraki bilinen dönem zararının hesabı bakımından davacının 30.09.2010 tarihinde işten ayrıldığının anlaşılmasına göre 28.02.2013 tarihine kadar aynı iş yerinde çalıyormuş gibi TİS’lerdeki artış oranlarının dikkate alınarak hesaplamanın yapıldığı bilirkişi raporuna itibar edilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacının kazalandığı işten ayrıldığı 30.09.2010 tarihinden sonraki bilinen dönem zararı bakımından bu tarihten sonra(30.09.2010) çalıştığı yeni işindeki aldığı ücretleri araştırmak, bu ücretlerin dikkate alındığı yeni bir hesap raporu almak ve sonrasında tüm delilleri bir arada değerlendirip neticesine göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.