YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4216
KARAR NO : 2010/5206
KARAR TARİHİ : 04.05.2010
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, … kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenlerine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 15.06.2004 tarihinde meydana gelen … kazası sonucu %13,10 oranında sürekli … göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maddi ve manevi tazminat isteminin kabulüne, karar verilmişse de manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü, manevi tazminatın fazla takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının … kazası sonucu % 13,10 oranında sürekli … göremezliğe uğradığı olayda davacının % 25, davalı asıl ve alt işverenin toplam % 75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
11.05.2005 tarihli dava dilekçesinden açıkça anlaşıldığı üzere, davacı zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunurken, kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun olmadığını belirtmiş, giderek davalının tam kusuruna dayanmıştır. 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun zarar görenin manevi tazminatının takdirinde göz önünde bulundurulması gerekir. Somut olayda, kazalının %25oranında kusurlu bulunduğuna ilişkin kusur raporu karara esas alınmıştır.
Hal böyle olunca ve özellikle, sigortalının kusursuz olduğu belirtilerek dava açılmış olmasına göre, davacının müterafik kusuru gözetilerek talep edilen manevi tazminat miktarından bir miktar indirim yapılmak suretiyle manevi tazminatın belirlenmesi gerekirken, talep edilen manevi tazminatın aynen hüküm altına alınması isabetsizdir.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 8.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 9.000,00-TL’sine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 4.794,99-TL maddi tazminat ile takdiren 8.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 12.794,99-TL tazminatın olay tarihi olan 15.06.2004 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacıya verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin reddine,
2-Alınması gereken 690,93-TL ilam harcından peşin alınan 186,30-TL’nin indirimi ile kalan 504,63-TL ilam harcının davalılardan dayanışmalı olarak alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından başvurma ve peşin harç olmak üzere yatırılan toplam 197,50-TL harç giderinin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacıya verilmesine,
4-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 699,14-TL yargılama giderinden takdiren 650,00-TL’nin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan tazminat miktarı üzerinden 1.535,40-TL, avukatlık ücretinin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacıya verilmesine,
6- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalılar yararına reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden 500,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalılara yükletilmesine, 04.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.