YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9401
KARAR NO : 2010/13155
KARAR TARİHİ : 27.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, …, … Kavağı Mahallesi 948 ada 32 parselin (124 m2) Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğunu bildirerek davalı adına kayıtlı tapunun iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 01.02.2006 havale tarihli rapora ekli krokide Kavuniçi renkli 39,38 m2 bölümün tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1938 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1982 ve 1988 yıllarında yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon, 2. madde ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1956 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir.
1- Mahkemece, davalıların tutunduğu Ocak 1941 tarih 24 numaralı tapu kaydının taşınmaza uymadığı belirlendiğinden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- davacı Hazine ile davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Taşınmazın Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılması işlemine ait orman kadastro haritasının uygulamasına ilişkin araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda, gerekse 2005 yılında yapılan keşif sonucu hazırlanan raporda, yörede 3116, 1744 ve 2896 Sayılı Yasalara göre yapılan orman kadastro çalışmalarına ait haritaların tümü, kadastro paftası ile ölçekleri eşitlenerek birbiri üzerine aplike edilerek çekişmeli taşınmazı ilgilendiren 447-450 OTS numaralarına göre konumunu gösteren uygulama yapılmadığı için ve ayrıca orman kadastro tutanaklarında yer alan, … yolu sınırının memleket haritasındaki konumu gösterilmediği için çizilen krokinin tahdit hattı ile uyumu ve doğruluğu denetlememektedir.
Dosyada bulunan tüm orman kadastro tutanaklarında orman sınır hattının … yolunu takiple kuzeyden güneye doğru uzandığı, 447 OS noktalarından 451 OS noktalarına kadar yolu takip ettiği açıklandığı halde, uzman bilirkişi raporlarında gösterilen orman kadastro sınırı yolu takip etmemekte ve yolun daha batısından geçmekte ve orman sınır hattı ile yol arasında dava konusu parsel de dahil olmak üzere diğer şahıs taşınmazlarının bulunduğu görülmektedir.
Mahkemece, öncelikle yörede orman kadastro çalışmalarının yapıldığı 1938 ve 1980’li yıllara ait memleket haritası getirilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak 4 kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan 1938 yılında yapılan Mavromoloz Devlet Ormanına ait ilk orman kadastrosu ve 1976 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2. madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, 447-448 OTS numaraları, bu bölgedeki tüm kadastro parselleri ve memleket haritası üzerinde bulunan … yolu da gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2. madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine ve davalı Necdet Terzioğlu’nun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 27/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.