YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5034
KARAR NO : 2022/16831
KARAR TARİHİ : 24.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
…
1-Sanığın zincirleme şekilde mühür bozma suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; farklı tarihlerde işlenen mühür bozma suçlarının, düzenlenen ilk iddianame tarihine kadar zincirleme tek mühür bozma suçunu oluşturacağı, birleşen Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesi‘nin 2013/388 Esas ve 2014/14 Karar sayılı dosyası kapsamında suç tarihinin 20.09.2013, dosya kapsamına göre zincirleme eylemler yönünden düzenlenen ilk iddianame tarihinin ise 31.07.2013 olduğunun anlaşılması karşısında, Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesi‘nin 2013/388 Esas ve 2014/14 Karar sayılı dosyasına konu eylemin, hukuki kesinti oluşturan 31.07.2013 tarihli iddianameden sonra gerçekleşmiş olması nedeniyle ayrı bir suç olduğu ve bu suç nedeniyle sanığın ayrıca mühür bozma suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, bu suçun da zincirleme suç kapsamında kabul edilmesi suretiyle sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığa isnat edilen “mühür bozma“ suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Kabule göre de; 5275 sayılı Kanun‘un 108. maddesi uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ancak hapis cezalarında uygulanabileceği gözetilmeden, hükmolunan adli para cezası hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi gereğince aleyhe temyiz olmadığından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 24.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.