YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6549
KARAR NO : 2022/13236
KARAR TARİHİ : 03.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda: Davanın karar verilmesine yer olmadığına dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tapuya tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı idare vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Şöyle ki;
1-)Mahkemece verilen ilk hüküm bozma kararı ile ortadan kalktığı halde, bozma sonrası verilen kararda yeniden tescil hükmü kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-)Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli, 31317 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16.07.2020 tarihli, 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanunla Değişik Kamulaştırma Kanunu’nun 10/8. fıkrasının dördüncü cümlesi; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak, bozma sonrası tespit edilen bedelin ilk kararla ödenmesine karar verildiğinden mükerrer ödeme olmayacak şekilde derhal ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-)Bozma sonrası tespit edilen bedel, bozma ilamı öncesi ilk kararla tespit edilen bedel ile aynı olduğundan dava tarihinden 4 ay sonraki tarih olan 15.12.2009 tarihinden ilk karar tarihi 19.03.2010 tarihine kadar faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
4)Davacı idare lehine verilen vekalet ücretinin tahsilde tekkerrür olmamasına karar verilmesi gerekirken maddi hata sonucu tahsilde tekerrür olmak kaydıyla yazılması,
Doğru değil ise de bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının;
a)1 numaralı bendinin hükümden çıkartılmasına, yerine (Antalya İli, Gazipaşa İlçesi, Aydıncık Köyü, Tahtabaşı Mevkiinde bulunan Parsel:40 numaralı taşınmazın fen bilirkişileri Ali Duman ve Hasan Yılmaz’ın 02.02.2010 tanzim tarihli krokili raporlarında (C) harfi ile gösterdikleri ve sarı ile boyalı 1271,04 m²’lik bölümünün davacı … adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE,) cümlesinin yazılmasına,
b)3 numaralı bentlerinin tamamen hükümden çıkatılmasına, yerine (Tespit edilen 104.479,48 TL kamulaştırma bedelinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacı idareden alınarak davalılara tapu kaydındaki hisseleri oranında derhal ödenmesine,) cümlesinin yazılmasına,
c)4 numaralı bendinin hükümden çıkartılmasına, yerine (Tespit edilen 104.479,48 TL kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonraki tarih olan 15.12.2009 tarihinden ilk karar tarihi 19.03.2010 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine,) cümlesinin yazılmasına,
d)6 numaralı bendinde bulunan (olmak) kelimesinin çıkartılmasına, yerine (olmamak) kelimesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 03.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.