YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5304
KARAR NO : 2022/15015
KARAR TARİHİ : 19.09.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık … hakkında hakaret suçundan ve sanık … hakkında hakaret ile mala zarar verme suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Katılan sanık … hakkında tehdit ve hakaret suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22/01/2013 tarihli ve 2012/6-1431 E ve 2013/18 K sayılı kararı ile 2012/13-1444 E ve 2013/305 K sayılı kararında kabul edildiği üzere, hükümde sanığın mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, ayrıca tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek olmadığı, sanık hakkında birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde ise, bunlardan en ağırının infaz aşamasında tekerrüre esas alınması gerektiği, bu nedenle mahkemece sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesine rağmen tekerrüre esas alınan ilam kararda gösterilmemiş ise de bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
5237 sayılı TCK’nın 125/1. maddesi kapsamındaki hakaret suçunun 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesinde de CMK’nın 253/1. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında olduğu, ancak 5271 sayılı Kanun’un 253/3. maddesinde “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” hükmü uyarınca TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun hüküm tarihinde uzlaşma kapsamında olmaması nedeniyle hakaret suçu bakımından da uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak hükümden sonra, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle CMK’nın 253/3. maddesinin 2. cümlesinde yer alan engelin ortadan kaldırıldığının anlaşılması karşısında; hakaret ve tehdit suçları yönünden uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.09.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.