YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11481
KARAR NO : 2010/15419
KARAR TARİHİ : 08.12.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2010 yılında 3402 Sayılı Yasanın, 5831 Sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, … Beldesi 446 ada 1 parsel sayılı 13.243,91 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığından söz edilerek beyanlar hanesine “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır, bu taşınmaz … oğlu …’in zilyetliğindedir” şerhi yazılarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …; çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinerek taşınmazın zilyedinin kendisi olduğunun yazılması istemiyle … ve Kadastro Müdürlüğünü taraf göstererek dava açmıştır. Davalılardan … ilk oturumda davayı kabul etmiştir. Mahkemece, Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek beyanlar hanesine taşınmazın zilyedinin ve üzerindeki muhdesatın … oğlu …’e ait olduğunun tespitine ve tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yöneliktir.
İncelenen dosya kapsamına göre, çekişmeli taşınmazın tespit maliki olan Hazinenin davada taraf olarak gösterilmesi gerekli ise de, kadastro tespiti 3402 Sayılı Yasanın, 5831 Sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesi uyarınca yapıldığından ve taşınmazın beyanlar hanesinde zilyet olarak gösterilen … oğlu … ilk oturumda açılan davayı kabul ettiğinden başkaca araştırma ve incelemeye gerek olmadığı gibi Hazinenin davada davalı sıfatıyla yer almamasının da davanın sonucuna etkisi bulunmadığına, kaldı ki, bu karar davada taraf olmayan Hazineyi bağlamayacağına göre davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde maddi yanılgı ile davacı yerine …’in zilyet olduğu şerhinin yazılmasına ayrıca dava şerhe yönelik olduğu halde kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi de doğru değil ise de, bu hususlar
-2-
2010/11481 – 15419
hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3 rakamlı bölümünün tamamen hükümden çıkarılarak; bunun yerine, “… Beldesi 446 ada 1 parselin beyanlar hanesindeki (bu taşınmaz … oğlu …’in zilyetliğindedir) şerhi kaldırılarak (bu taşınmaz … oğlu …’in zilyetliğindedir) şerhinin yazılmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 08/12/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.