Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/4246 E. 2013/9709 K. 14.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4246
KARAR NO : 2013/9709
KARAR TARİHİ : 14.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 17/03/2006-01/10/2008 tarihleri arasındaki Tarım … sigortalılığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, 01.10.2008 tarihinden itibaren Esnaf … sigortalısı olan davacının 17.03.2006-01.10.2008 tarihleri arasında da Esnaf … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı HMK 297, 298. (Eski 1086 sayılı HUMK 388.mad.) maddelerinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Diğer taraftan, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Somut olayda, davacının 30.04.1998-31.12.1998 ve 20.02.2006 tarihinden itibaren devam eden vergi kaydı olduğu, 01.10.2008 tarihinden itibaren Esnaf … sigortalısı olarak tescil edildiği halde, mahkemece kararın gerekçesinde toplanan deliller ve celp edilen belgeler olarak hükme esas alındığı anlaşılan 15.09.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda örnek gösterilen Yargıtay kararına yer verildiği, gerekçenin dosya içeriğine ve hüküm fıkrasına aykırı olduğu, gerekçe ile dosya ve hüküm fıkrası arasında çelişki bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 14/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.