Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/14041 E. 2010/15290 K. 07.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14041
KARAR NO : 2010/15290
KARAR TARİHİ : 07.12.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Turizm A.Ş. ve davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteğinin değerden ve giderden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 217 ada 37 parsel sayılı 1748.71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğinde belgesizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı A.Ş. adına tesbit edilmiş, davacı … Yönetimi, taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırı içinde orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin davalı A.Ş. adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı … Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23/03/2004 tarih, 2003/10974 – 2004/2668 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, karar dayanağı bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1965 yılında ilk orman tahdidi, 1982 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 1984 yılında 2896 Sayılı Yasaya göre 2/B uygulaması, 1996 yılında ise 3302 Sayılı Yasaya göre 2/B uygulamasının yapıldığı ve tüm bu çalışmaların kesinleştiği, ilgili harita ve tutunakların bizzat Orman İşletme Müdürlüğünden temin edildiğinden söz edilerek rapor düzenlendiği, mahkemece sözü edilen tüm bu çalışmalara ait işe başlama, işe devam, işi bitirme, sonuçların askı ilanına ait tutanaklar ile herbir çalışmaya ait (üzerinde hangi çalışmaya ait olduğu da belirtilmek suretiyle) orman tahdit haritalarının getirtilmediği, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve krokiler denetlenmeksizin, yapılan açıklamalar doğrultusunda hüküm kurulduğu, hakimin bilirkişi raporlarını denetlemek yükümlülüğü olduğu, aynı nedenle raporun Yargıtay denetimine de elverişli olmadığı, bundan ayrı, orman kadastro ve 2. madde uygulamasına ilişkin tutanaklarda tarif edilen orman sınır noktalarının zeminde nasıl saptandığı, tutanaklarda bahsi geçen mevkii ve yerlerin nasıl belirlendiğinin raporlarda açıklanmadığı, orman sınır noktalarının tutanaklarda tarif edilen yön ve mesafeleri, orman kadastro ve 2. madde uygulamasına ilişkin haritalardaki açı ve mesafelere uygun olduğu halde, orman sınır noktalarının tahdit haritasındaki koordinatlarına göre zeminde bulunması gereken yerleriyle orman kadastro tutanaklarında tarif edilen yerlerinin çeliştiğinin bildirildiği, bu çelişkinin giderilmesinde orman kadastro ve 2. madde uygulamasına ilişkin … fotoğraflarından yararlanılmadığı, yerin bitki örtüsünün, … fotoğraflarında ne şekilde görüldüğü, kullanıcı gerçek kişiler ile olan ilgisi üzerinde gereği gibi durulmadığı açıklandıktan sonra, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, tutanaklarda bahsi geçen sabit mevki ve yer adları konusunda yerel bilirkişi ifadelerinden yararlanılarak, 1965 orman tahdidi ve 1982 aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile 2896 ve 3302 Sayılı Yasalara göre ayrı ayrı yapılan 2/B uygulamalarına ilişkin tutanaklar ve haritalar ile arazi kadastro paftasının, 6831 Sayılı Orman Yasasına göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B madde Uygulanması
-2-
2010/14041 – 15290

Hakkındaki Yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54 maddesi gereğince çıkarılan teknik izahatnamede tarif edilen yöntemle, çekişmeli taşınmazlara geniş çevresi ile birlikte sağlıklı biçimde uygulanması, zeminde bulunamayan orman sınır noktalarının, bulunan diğer orman sınır noktalarından hareketle, tutanak ve haritalardaki açı ve mesafelere göre bir bir bulunup, zeminde işaretlenmesi, uygulamada haritaların yapımında kullanılan … fotoğraflarından yararlanılması, çekişmeli taşınmazların 1965 tahdit hattına ve 1982 yılında kesinleşen 2. madde uygulaması ile belirlenen hatta ve diğer uygulamalara göre konumunun duraksamaya … vermeyecek biçimde saptanması; çelişki halinde orman sınır noktalarının zemindeki ve genel arazi kadastro krokisinde yerine itibar edilemeyeceği, Orman kadastro ve 2. madde uygulamasına ilişkin tutanaklarda yön ve mesafe olarak tarif edilen ve haritaların yapımında kullanılan … fotoğraflarıyla desteklenen yerlerine itibar edilmesi gerektiğinin bilinmesi; bilirkişilere uygulamayı detaylı olarak gösteren ayrı renk ve kalemlerle işaretli, orman tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi” gereğine değinilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında Hazine Milas Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2001/ 569 – 775 sayılı dava dosyasında dava konusu taşınmazın tescili istemi ile … … tarafından açılan dava sonucunda çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklığı olduğu ve bu nedenle zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilip bu kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği, … … ’dan satın alma yoluyla taşınmaza zilyet olan davalıyı bu kararın bağlayacağı ve kesin hüküm niteliği taşıdığını ileri sürerek davaya katılmıştır. Mahkemece Orman Yönetiminin davasının kısmen, katılan Hazinenin davasının ise tümden kabulü ile tespitin iptaline, çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Turizm A.Ş. ve davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve Milas Asliye Hukuk Mahkemesinin, satın alması nedeniyle davalı … Turizm Anonim Şirketini de bağlayan 24.10.2001 tarih, 2001/569 – 775 sayılı kesinleşmiş ilamı gereğince çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi hükmüne göre orman içi açıklığı niteliğinde olduğu gözönünde bulundurularak hüküm kurulmuş olmasına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 07/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.