YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9568
KARAR NO : 2012/3298
KARAR TARİHİ : 05.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini, kendisine yazılı bildirim dahi yapılmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve yasal sonuçlarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının hatalı üretim yaptığı ve verimi düşük olduğu için defalarca uyarıldığını, durum düzelmediği için 18.09.2009 tarihli yazılı bildirimle 25/II-h bendi uyarınca iş sözleşmesinin tazminatsız feshedildiğini, davacının fesih bildirimini tebellüğden kaçındığını savunarak savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece işverence 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-h bendine göre fesih yapıldığı belirtilmişse de hukuki tasnif mahkemeyi bağlamadığından feshin 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine dayandığının kabul edildiği, bu durumda da davacının savunmasının alınmamasının başlıbaşına davanın kabulü için yeterli olduğu,esas yönünden de işverenin geçerli nedenle feshi kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda; davacının iş sözleşmesi 4857 sayılı Kanun’un 25/II-h maddesi gereğince feshedilmiş olduğundan aynı kanunun 19/2 maddesinde göngörülen savunma alma zorunluluğundan söz edilemez.
Davalı işverence dosyaya; sonuncusu 13.09.2009 tarihli olan ve Eylül 2009 ayında çok sıklaşan , çok sayıda hatalı üretim tutanağı, en yeni tarihlisi 30.08.2009 olan ve bundan geriye doğru ve her biri o günkü olaya ilişkin olan çok sayıda savunma istemiyle davacı savunması,üretime ilişkin denetleme raporları sunulmuştur. Mahkemece dinlenen davacı tanıkları davacının işverence iki makineye bakmak zorunda bırakılmasının hataların sebebi olduğunu bildirmişlerse da davacının savunmalarında bu husustan hiç yakınmadığı, hatasını kabul ettiği görülmektedir.
Dosya içeriğine göre fesih haklı nedene dayanmamakta ise de geçerli nedenin varlığı sabit olduğundan davanın reddine karar verilmelidir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 05.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.