YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13302
KARAR NO : 2012/6400
KARAR TARİHİ : 05.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.04.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından görevini yaparken günlük olarak yazılması gereken raporları yazıp teslim etmediği, şirketin aracını kurallara aykırı olarak izin günlerinde kullandığının tespit edildiği gerekçesi ile ihbar ve kıdem tazminatı ödenmek suretiyle feshedilmiştir.
Mahkemece feshin haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının işi gereği tahsis edilen aracı işyeri ve sözleşme kurallarına aykırı olarak tatil günlerinde özel işlerinde kullandığının tespit edildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacı iş sözleşmesinin sözlü olarak feshedildiğini ileri sürmüştür. Gerçekten iş sözleşmesinin feshedildiği 06.01.2010 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş yazılı bir fesih bildirimi bulunmamaktadır. Dosyada sadece 06.01.2010 tarihinde noter kanalıyla gönderilen ve fesihten sonra davacıya tebliğ edilen bir fesih bildirimi mevcuttur. Buna göre işverence yapılan feshin salt bu nedenle geçersizliğine karar verilmelidir.
Öte yandan, davalı işverence iş sözleşmesi ihbar ve kıdem tazminatı ödenmek suretiyle feshedildiğine göre feshin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi çerçevesinde yapıldığının kabulü gerekir. Buna rağmen mahkemece feshin haklı nedene dayandığının kabulü doğru değildir.
Dosyada mevcut maddi ve hukuki olgulara göre feshin geçerli nedene dayanmadığı, geçerli nedene dayansa bile haklı nedenden söz edilemeyeceği açık olduğundan mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum.