Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/10200 E. 2010/9873 K. 14.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10200
KARAR NO : 2010/9873
KARAR TARİHİ : 14.10.2010

Davacı (3.Kişi) …Triko Konf. San. Tic. Ltd. Şti. Vekili Avukat … ile davalı (Alacaklı) … vekili Avukat … aralarındaki istihkak davası hakkında …1. İcra (Hukuk) Mahkemesinden verilen 20.05.2008 gün ve 254/739 sayılı kararın Onanmasına ilişkin Dairemizin 09.02.2010 gün ve 18392/1014 sayılı ilamına karşı davalı (Alacaklı) vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

K A R A R

Uyuşmazlık İİK’ nun 96 ve devamı maddelerine dayalı 3.kişinin istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava konusu haciz …adresinde gerçekleştirilmiştir.Borçluların takip ve ödeme emri tebliğ adresi haciz adresi olup, bu adres aynı zamanda davacı 3.kişi Ltd. şirketin de Ticaret Sicilinde kayıtlı olan adresidir.Haciz sırasında takip borçlularından…Albayrak hazır bulunarak davacı 3.kişi şirket adına istihkak iddiasında bulunmuştur.
Bu durumda İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla davalı alacaklı yararınadır.Bu yasal karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle kanıtlanması gerekir….1.İcra Müdürlüğünün 2008/630 sayılı takip dosyasında borçlular…ve …aleyhine karşılıksız kalması nedeniyle iadesi gereken para alacağından dolayı takibe geçilmiş, borçlu…Albayrak takibe yasal süresinde itiraz ederek onun yönünden takip durmuş, davalı alacaklı tarafından takip kesinleşmiş, diğer borçlu …yönünden takibe devam edilmiştir.
Davacı 3.kişi haciz adresinin ve hacizli malların kendisine ait olduğunu ileri sürerek hacizli mallara ait olduğunu ileri sürdüğü çok sayıda iplik faturaları ile hacizli bilgisayara ilişkin 12.4.2007 tarihli fatura ibraz etmiştir.Davacı 3.kişi ltd. şirkete ait ticaret sicil kayıtlarından ortaklarının…ve …olup her iki ortağında aslında takip borçlusu olduğu anlaşılmaktadır.21.2.2008 tarihinde gerçekleşen haciz sırasında davalı alacaklı vekili 3.kişinin istihkak iddiası üzerine takibe konu ticari ilişkinin odağının bu iş yeri olduğunu ileri sürmüştür.
Bu durumda yapılacak iş ;takip konusu borcun doğumuna sebep olan temel borç ilişkisi üzerinde durularak, borcun şahıslara ilişkin şahsi borç mu yoksa ltd. şirketin faaliyetinden kaynaklanan borç ilişkisi mi olduğu saptanarak, borç dayanağının şirketin ticari faaliyetine ilişkin olduğunun saptanması halinde istihkak iddiasının şirket tüzel kişiliğinden faydalanarak borçtan kurtulmaya yönelik danışıklı işlem olduğu kabul edilerek davanın reddine ,aksinin yani temel borç ilişkisinin şirket ortaklarının şahsi borcu olduğunun tesbiti halinde ise İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin aksinin kanıtlanması bakımından davacı yanca sunulan faturaların hacizli mallara uygunluğu ve gerçekliğinin saptanması durumunda davacının bu menkuller yönünden karine aksini kanıtladığının kabulü gerekeceğinden,öncelikle sunulan faturaların hacizli mallara uygunluğu tesbit edilerek, sunulan faturaların hacizli mallara uygunluğunun tesbiti halinde ,konusunda uzman maliyeci bilirkişi aracılığıyla davacının ticari defterleri ve muhasebe kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, faturaların ticari defterlerde, hacizli malların ise envanterinde kaydının bulunup bulunmadığı konusunda denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki; Mahkemece verilen 20.5.2008 tarihli kararın bu gerekçelerle bozulması gerekirken Dairemizce maddi hata sonucunda onandığı görülmektedir.
O halde davalı alacaklı vekilinin karar düzeltme istemi kabul edilmeli ve Dairemizin onama kararı kaldırılarak mahkeme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 9.2.2010 gün ve 2008/18392 Esas, 2010/1014 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkemenin 20.5.2008 tarihli kararının BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya (Alacaklı) iadesine, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.