Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/5483 E. 2013/17222 K. 26.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5483
KARAR NO : 2013/17222
KARAR TARİHİ : 26.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalı Kurum işleminin iptaliyle kesilen emekli aylığının tekrar bağlanmasına, borçlu olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 1479 sayılı Yasaya tabi hizmetlerinin hatalı hesaplanması nedeniyle 01.09.2005 tarihinden itibaren almakta olduğu yaşlılık aylığını iptal eden ve yersiz ödenen aylıkların geri istenmesine dair kurum işleminin iptali ile kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bozma ilamına uyulmasına karşın; bozma gereğince işlem yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.
Mahkemenin,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.3.2002 gün ve 1/119-135 sayılı kararında da belirtildiği üzere; bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar ve mahkemenin bozma kararı doğrultusunda işlem yapma ve hüküm verme yükümlüğü vardır. Bu ilke Usul Kanunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeni ile ilgilidir. Yargıtayın bozma kararına uymuş olan mahkeme, bu uyma kararı ile bağlı olup, bozma gereğince inceleme yaparak yeni bir hüküm kurmak zorundadır.
Dairemize ait 21.02.2010 gün ve 2010/564 Esas – 2011/1353 Karar sayılı bozma ilamında davacıya aylık bağlanmasına ilişkin varılan sonuç temyiz edenin sıfatı gözetildiğinde doğru ise de yersiz ödenen aylıkların iadesine ilişkin davalı kurumun işleminin iptaline ilişkin istemin kabulüne karara verilmesinin yasaya uygun olmadığı belertilmiştir. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın “Yersiz Ödemelerin Geri Alınması” başlıklı 96. maddesinde; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;

a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.”hükmü öngürülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece öncelikle, 5510 sayılı Kanunun 96. maddesi kapsamında araştırma ve inceleme yapılarak, yersiz ödemenin davacı sigortalının kasıtlı ve kusurlu davranışından mı, davalı … Kurumunun hatalı işleminden mi kaynaklandığı; eş söyleyişle davacının sebepsiz zenginleşmede iyiniyetli olup olmadığı hususlarının belirlenmesi; ardından da yine 5510 sayılı Kanunun 96. maddesi hükmü gözetilerek yapılacak değerlendirme ve varılacak sonuç ile iade yükümünün kapsamı konusunda bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.