Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/16118 E. 2012/3745 K. 09.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16118
KARAR NO : 2012/3745
KARAR TARİHİ : 09.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
İHBAR OLUNAN : BOTAŞ BORU HATLARI İLE PETROL TAŞIMA A.Ş. VE BAĞLI İŞYERLERİ ADINA AVUKAT …

DAVA : Davacı, tasarrufu teşvik ve nema alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 09.03.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Davacı, fazlaya ait hakkını saklı tutarak açtığı ilk kısmi davada zorunlu tasarrufu teşvik kesintisi ve nema alacağının 100 TL’sini talep etmiştir. Mahkemece alacağın tamamının tespit edilip taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve avukatlık ücret tarifesinin davada takdir edilecek nisbi vekalet ücretinin maktu miktarının altında olamayacağına ilişkin 12. maddesini nazara alınarak davacı yararına 575 TL vekalet ücretine hükmolunmuştur. İlk davanın kesinleşmesinden sonra açılan eldeki davada bakiye kısmın hüküm altına alınması talep edilmiş olup davanın kabulüne ve davacı yararına bu kez 1.100,00 TL vekalet ücretine hükmolunmuştur. Davacı ilk kısmi dava sonuçlanmadan tespit edilen alacağın bakiyesini ıslah yoluyla talep edilen miktarı artırarak dava kapsamına alınması mümkün iken bu işlemi yapmayıp alacağını kısım kısım dava konusu etmiş ve böylece 1.575,00 TL vekalet ücreti elde etmiştir. Bu somut olayda ve benzeri durumlarda özellikle grup davalarda avukatlık ücret tarifesinin maktu miktardan az ücret takdir edilemeyeceğine ilişkin hükmünün adalete aykırı sonuçlar doğurduğu ve hakkaniyetle bağdaşmadığı açıktır. Nitekim 2011 yılında uygulanan tarifenin söz konusu hükmünün iptali istemiyle idari yargıda açılan davada Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.06.2011 tarih ve 2011/321 sayılı kararıyla anılan maddenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilerek hukuka aykırılığı açıkça vurgulanmıştır. Hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda hakim takdir yetkisi çerçevesinde tarifeye müdahale ederek vekalet ücretinin hakkaniyete uygun olarak belirlemelidir. İlk davada takdir olunan vekalet ücreti; ilk ve eldeki davada talep edilen toplam alacak miktarı üzerinden nispi tarifeye göre hesaplanan vekalet ücretini karşıladığından eldeki dava yönünden artık vekalet ücretine hükmolunmaması gerekir. Açıklanan tüm bu nedenlerle temyiz konusu hükmün vekalet ücreti yönünden bozulması görüşünde olduğumdan onama kararına katılmıyorum.