Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/10042 E. 2012/3760 K. 09.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10042
KARAR NO : 2012/3760
KARAR TARİHİ : 09.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili; davacının 04/03/2010 tarihinde birtakım huzursuzluklar çıkardığını, bunun için hakkında tutanaklar tutulduğunu, 14/04/2010 tarihinde bir kavga nedeniyle ekip başı tarafından hakkında tutanak tutulduğunu, bu olay nedeniyle yazılı savunması istenilmesine rağmen savunma vermeyeceğini beyan ettiğini, 09/05/2010 tarihinde ise Karaman Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen kaynaşma pikniğinde etkinliğe konuk olarak katılan başkan yardımcılarına personel ile amirler huzurunda sataşarak uygunsuz davranışlar sergilediğini, tüm bu olaylarla ilgili olarak disiplin kurulunun toplandığını ve iş akdinin haklı olarak feshine karar verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının Karaman Belediyesinin temizlik işlerini ihale ile alan davalı şirkette işçi olarak çalıştığı, davacı hakkında 14/04/2010 ve 09/05/2010 tarihli tutanaklar tutularak disiplin kurulunun tarihsiz tutanağı ile işyerinde huzursuzluk çıkardığı, kavga ettiği ve amirlerine karşı saygısız davranışta bulunduğu gerekçesiyle iş akdinin feshine karar verildiği, davacı hakkında tutanak tutulan 14/04/2010 tarihli kavganın davacının yanına gelen ve başka bölümde çalışan … ile konuşması sonrasında gerçekleştiği, başkan yardımcısına karşı yapıldığı iddia edilen uygunsuz davranışın ise 09/05/2010 tarihli piknik sırasında davacının kendisine haksızlık yapıldığı yönünde başkan yardımcısı … ile konuşması üzerine bu kişinin sinirlenmesi üzerine ortaya çıktığı, davalı tanıklarının beyanlarının da bu yönleri doğruladığı, dosya kapsamındaki belgelere göre davalının iddialarının aksine davacının iş ortamında arkadaşlarına sataşarak veya amirlerine karşı uygunsuz davranarak olay çıkardığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, saygısız davrandığı iddia edilen kişiyle konuşması sırasında davalı şirketle bağlantısı olmayan
belediye başkan yardımcısının sinirlenmesi üzerine ve bu kişinin baskısı doğrultusunda davacının iş akdinin haksız olarak feshedildiği, aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının 15.11.2006-08.02.2009, 09.02.2009-19.07.2009, 20.07.2009-16.12.2009, 07.01.2010-26/05/2010 tarihleri arasında davalı şirketin işçisi olarak temizlik işlerinde çalıştığı, iş sözleşmesinin 26.05.2010 tarihli fesih bildirimi ile davacının iş programına uygun davranmadığı, iş programını aksattığı ve şantiye sahasında bir çalışana küfürlü ve darplı saldırıda bulunduğu, son olarak Karaman Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğünün organize ettiği piknikte katılımcı olarak bulunan Başkan yardımcısı …, Osman Ünüvar ve …’ya tüm temizlik işleri müdürlüğü personellerinin bulunduğu ortamda sataşmada bulunduğu ve uygunsuz davranışlar sergilediği nedenleriyle 4857 sayılı Kanun’un 25/II-d-h maddelerince 26.05.2010 tarihi itibariyle feshedildiği, 14.04.2010 tarihli tutanakta, 14.04.2010 tarihinde şantiyede davacı … … isimli işçinin küfürlü bir şekilde kavga ettiğinin belirtildiği, tutanakta kavganın kim tarafından başlatıldığının belirtilmediği, davacının kavga nedeniyle savunma vermediği, 09.05.2010 tarihli tutanakta, 09.05.2010 tarihinde Karaman Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğünün organize ettiği piknikte davacının konuk olarak bulunan Başkan yardımcısı …, … ve …’ya tüm temizlik işleri müdürlüğü personellerinin ve amirlerinin huzurunda sataşmada bulunduğu ve uygunsuz davranışlar sergilediğinin belirtildiği, tutanakta olayın çıkış nedeninin belirtilmediği, davacının savunmasında, sataşmada bulunmadığını ve uygunsuz davranış sergilemediğini beyanettiği, bila tarihli disiplin kurulu kararında, davacı hakkında tutulan 14.03.2010 tarihli, 14.04.2010 tarihli ve 09.05.2010 tarihli tutanaklarla ilgili olarak davacının yaptığı fiiller sonucunda işyerinde kavga ederek huzursuzluğa neden olduğu ve amirlerine karşı saygısız davranışlarda bulunduğu nedeniyle iş akdinin feshine karar verildiği, davacının mahkemede verdiği beyanında, 2010 yılı başında davalı şirketin kendilerini işten çıkarttığını, iki ay kadar bekledikten sonra tekrar işe alınacaklar konusunda kura çekimi yapıldığını, başka bir
belediye işçisi ile kura çekimi nedeniyle tartıştığını, işten çıkarılmadan önce de iki aylık ücretlerini alamadıklarını, mesai saati dışında işçiler için yapılan bir piknikte maaşı alamadığını söylediğinde belediye başkan yardımcısı … ile tartıştığını, bu kişinin kendisine daha önce de kendisinin problem çıkardığımı söylediğini, ikisi arasındaki tartışmanın maaşların ödenmemesi konusunda çıktığını, başkan yardımcısı …’nın davalı şirketle bir ilgisi olmadığını, kavga olayı ile ilgili ise, kavga ettiği kişinin … olduğunu, onun hakkında hiçbir işlem yapılmadığını, bu kişinin eşiyle kendi eşinin akraba olduğunu, eşinin onun eşiyle konuşmaması nedeniyle tartışma çıktığını, daha sonra bu işçinin bu olay nedeniyle kendisini işten attırmak için belediye başkan yardımcıları ile görüşeceğini söylediğini, bu olaylardan sonra aynı işçinin belediyenin benzinini çalmasına rağmen onun hakkında yine bir işlem yapılmadığını söylediği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının 14.04.2010 tarihinde işyerinde … isimli işçi ile kavga ettiği, 09.05.2010 tarihinde Karaman Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğünün organize ettiği piknikte konuk olarak bulunan Başkan yardımcısı …, … ve …’ya tüm temizlik işleri müdürlüğü personellerinin ve amirlerinin huzurunda sataşmada bulunarak, uygunsuz davranışlar sergilediği, davacının her iki olayın olduğunu doğruladığı ancak sebebleri konusunda başka nedenler ileri sürdüğü anlaşılmış olup, kavganın kim tarafından hangi nedenle çıkarıldığı anlaşılamadığından ve piknikte meydana gelen sataşmada davacının haksız olduğu delillerle ispatlanamamış olduğundan, davacının bu olumsuz davranışları 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında değerlendirilemez ancak davacınında kabulünde olan her iki olay birlikte değerlendirildiğinde, bu davranışların işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen davranışlar niteliğinde oldukları ve işyerinde olumsuzluklara yol açması nedeniyle geçerli sebep oluşturduğu kabul edilerek davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 166,45 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 09.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.