YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16744
KARAR NO : 2012/9284
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilin davalı işverenin Bakırköy Şubesi Müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, işten çıkarılma karar ve gerekçesinin tebliğ edilmediğini, bankanın fesih konusu olayı 27/02/2009 tarihinde öğrendiğini ve fesih tarihine kadar altı günlük süreyi geçirdiklerini, işverenin krizi fırsat bilerek işci çıkartığını belirtmiştir.
Davalı işveren vekili, Bakırköy Şubesinin 30/01/2009-06/02/2009 tarihleri arasındaki denetimi sırasında, şube çalışanlarının, müvekkili banka müşterilerine ait daha önce gerçekleştirilmiş işlemler için düzenlenmiş olan talimatları fotokopi yoluyla çoğaltarak sonraki işlemlerde kullanmış olmalarının tespit edilmesi üzerine, müvekkili banka teftiş kurulunun yapmış olduğu inceleme sonucunda kıdemli müşteri temsilcisi olan davacının da fotokopi yolu ile çoğaltıldığı göz ile anlaşılabilen, basiretli bir bankacı tarafından işleme alınmaması gereken kopyalanmış talimatları işleme alarak kusurlu davranması, davacının iş akdinin diğer çalışanlardan farklı olarak talimatların kopyalanmasında aktif rol alması ve müvekkil bankayı büyük bir risk altına sokması nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini beyan etmiştir
Mahkeme, davacının yaptığı eylemin davalı bankanın güvenini sarsıcı bir eylem olarak kabul edilebilirse de; bu eylemi sadece davacının değil diğer personelinde gerçekleştirdiği, disiplin soruşturmasında davacı ve …’ın iş sözleşmelerinin feshedildiği, diğer iki çalışan için kınama cezası verildiği, eylemin niteliği itibari ile bir tane yada birden çok yapılması arasında bir fark olmayıp, güvenin sarsıldığını iddia eden bankaca aynı eylemi gerçekleştiren diğer iki çalışana kınama cezası verilerek işyeri disiplininin sağlanabileceği kabul edilmekle işyeri disiplini boyutu dışında işverenin eşit işlem borcu kapsamında aynı işlemi gerçekleştiren kişiler arasında eşitliğe aykırı davranmasının hukuka aykırı olacağı, davalı tarafın bu işlemi yapan herkesin iş akdinin feshedildiği hususunu delilleri ile ispat edemediği, davalı vekilinin son celse de bilirkişi raporunda belirtilen hususlarda başkaca delil ibraz etmediklerini, tüm delillerinin dosyada toplandığını açıklaması da nazara alınarak davalı tarafın aynı işlemi yapan herkese aynı cezayı verdiğini , eşit işlem yaptığı hususunu delilleri ile ispat edemediği kanaatine varılmış ve davanın kabulüne, işe iade ve boşta geçen sürelere ilişkin tazminatların hüküm altına alınmasına karar vermiştir.
Davalı vekili süresinde vermiş olduğu temyiz dilekçesinde, davacının talimatların kopyalanmasında aktif rol aldığını, … ve …’in talimat kopyalamadığını bu nedenle müvekkil bankanın eşit davranma yükümlülüğüne aykırı davranmadığını, bankanın talimat kopyaladığı tespit edilen bütün çalışanlarının iş akitlerini feshettiğini, buna ilişkin davaların olduğunu belirterek mahkemenin kararının bozulmasını talep etmiştir.
Banka Müfettişinin 27/02/2009 tarihli teftiş raporu ve dosya içeriğine göre davacının eylemleri banka zarar riskinin oluşmasında esas rol oynamaktadır. Aynı raporda hataları tespit edilen ve iş akitleri feshedilmeyen çalışanların hareketleri davacının hareketi ile aynı değildir. Böyle olunca işverenin eşit davranmadığı sonucuna varılması isabetsizdir.
Teftiş raporu ve dosya içeriğindeki belge ve bilgilerden davacının eylemleri 4857 sayılı Kanun’un 25/2-e maddesinde belirtilen doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlardandır. Bu eylemler haklı fesih sebebi oluşturacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir..
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 550,00 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 08/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.