YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17876
KARAR NO : 2013/4811
KARAR TARİHİ : 18.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı kurum tarafından ödenmeyen tedavi giderinin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı; işyerinde geçirmiş olduğu kaza nedeni ile acil olarak gittiği … HAstanesi’nden sevk edildiği El Mikrocerrahi Ortopedi ve Travmatoloji Hastanesi’ne ödenen sağlık giderlerinin davalı Kurum’ca ödenmediğini bildirerek 6.500 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalı Kurum’dan tahsilini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının, işyerinde 13.05.2010 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde … Hastanesine götürüldüğü ve buradaki ilk tedavisinin ardından kopan parmağının dikilebilmesi için sevk ile acil olarak El Mikrocerrahi Ortopedi ve Travmatoloji Hastanesi’ne götürüldüğü, davacının parmağının dikilerek 17.05.2010 tarihinde taburcu olduğu, davacının özel hastanedeki tedavisi için 6.500 TL fatura düzenlendiği ve davacının bu bedeli ödediği, davacının daha sonra ödemiş olduğu 17.05.2010 tarihli faturayı davalı Kuruma göndererek yaptığı ödemeyi talep ettiği, davalı Kurum tarafından 13.07.2010 tarih ve 8256156 sayılı yazısı ile fatura üzerine sözleşmesiz hastaneye başvurduğu, hastane tarafından vaka elektif kabul edildiği, …’dan tahsil edilemez şeklinde değerlendirme yapıldığı belirtilerek talebin reddedildiği, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın, olayda aciliyet sözkonusu olduğu ve sosyal devlet ilkesi gereği davalı Kurum tarafından fatura bedelinin ödenmesi gerektiği belirtilerek davanın kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı; 5510 sayılı Yasa’nın “ Hizmet Basamakları ve Sevk Zinciri” başlıklı 70. maddesi, “ Kimlik Tespiti ve Acil Haller ” başlıklı 71. maddesi ve “ Sağlık Hizmetlerinin Sağlanma Yöntemi ve Sağlık Giderlerinin Ödenmesi ” başlıklı 73. maddenin 6. fıkrasıdır. 5510 sayılı Yasa’nın 70/son fıkrasında; Kurum tarafından sağlık hizmetlerinin sağlanabilmesi için genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sevk zinciri kurallarına uygun hareket etmek zorunda oldukları, 73/6. fıkrasında ise; acil haller dışında sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından kişilerce satın alınan sağlık hizmeti bedellerinin Kurum’ca ödenmeyeceği, 71/3. fıkrada da; Yasa’nın uygulanmasında acil hallerin ve acil sağlık hizmetlerinin neler olduğunun, hangi yöntem ve ölçütlerle tespit edileceğine ilişkin hususların Sağlık Bakanlığı’nın uygun görüşü üzerine Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca; Yasa’nın 73/7. maddesinde ise “ Sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından acil hallerde alınan sağlık hizmeti bedeli 72’nci madde gereği sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları için belirlenen bedeller esas alınarak genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere fatura karşılığı ödenir.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; 5510 sayılı Yasa’nın 73/7. maddesinde sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından acil hallerde alınan sağlık hizmeti bedelinin 72’nci madde gereği sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları için belirlenen bedeller esas alınarak genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere fatura karşılığı ödeneceğinin düzenlenmesine rağmen, mahkemece; bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sözleşmeli hizmet sunucuları için belirlenen bedellere göre hesaplama yapılmadan, fatura bedelinin tamamının davalı Kurum’dan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile öncelikle olayın aciliyeti değerlendirilip aciliyet hususu sabit olduğunda davacıya yapılan tedavi için Sağlık Uygulama Tebliği’nde yer alan miktarlar dikkate alınarak hesaplama yaptırmak ve çıkan miktar kadar davanın kabulüne karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.