Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/13839 E. 2012/6582 K. 06.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13839
KARAR NO : 2012/6582
KARAR TARİHİ : 06.04.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin, geçerli neden olmadan, davalı işveren tarafından feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; şirket sırlarına sahip olan davacının eşinin rakip firmaya geçerek distribütörlüğünü yaptıkları firmaları ayartarak bu firmaların distribütörlük sözleşmelerini iptal etmesine neden olduğunu, davacının şirkete ait bilgileri eşine aktarma girişimlerinde bulunduğunu, şirkete ait gizli sırların başkasına geçme tehlikesi bulunduğundan davacının çalıştırılmasının mümkün olmadığını, davacının savunması istendikten sonra şirkette kalması gereken evrakları götürme teşebbüsünde bulunduğunu ve kesinlikle kendisinde olmaması gereken 2009 yılı YGG raporunun da kendisinde olduğunun tespit edildiğini, iş veriminde düşük olduğunu, davacıyı işe iade almalarının şirketlerinin geleceği için büyük tehlike oluşturduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının şirket ortaklarının yaptıkları toplantının içeriğini öğrenmeye çalışması iddiasının tüm grup şirketlerinin insan kaynakları müdürü olan davacı için düşünülemeyeceği, kaldı ki toplantıya katılan tanık Şeref Yılmazok kapının açık olduğunu ve konunun gizli olmadığını bildirdiği, feshin 08.04.2010 günü sözlü olarak gerçekleştiği ve davacının aynı gün odasını toplamak istediği, kolilere odasındaki eşyaları gelişigüzel koyduğu ancak götürme girişiminde bulunmadığı, ertesi gün kapısı açılıp kamera ile çekim yapılarak şirkete ait gizli YGG raporlarını dışarı çıkarmak iştediği şeklinde tutanak tutulduğu, YGG raporlarının gizli olduğu iddia edilip bunları davacının ayrılan ve yeni firma kuran …’a vereceği iddia edilmesine karşın bu raporların ve şirketle ilgili gizli bilgilerin bu şahısta zaten bulunduğu, kaldı ki davacının bunları rakip firma kuran …’a verdiğinin de ispatlanamadığı, fesih yazısında davacının verimsizliğinden de bahsedildiği ancak ispat yükü kendisinde olan davalı işverenin davacı işçinin iş sözleşmesini geçerli veya haklı nedenle feshettiğini kanıtlayamadığı nedeniyle iş akdinin feshinin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının davalı işverene ait işyerinde, 16.01.1997-09.04.2010 tarihleri arasında insan kaynakları müdürü olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 09.04.2010 tarihli fesih bildirimi ile, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve 25/II-e,g maddelerice 08.04.2010 tarihinde feshedildiği, 08.04.2010 tarihli tutanakta, davacının işe sürekli geç geldiği, şirket ortaklarından …’un şirketlerinden ayrılarak rakip firma kurup eşi … ve bazı çalışanları ayartarak firmasına alması üzerine şirkette gizli kalması gereken bilgileri edinmeye çalışarak kendisine aktarma girişiminde bulunduğu, yıllardır mal alıp sattıkları müşterilerinin dispiritörlük sözleşmesini iptal edip eşinin şirketiyle çalıştığı, şirket ortakları …, … ve …’un bu konularla ilgili olarak yaptıkları toplantının içeriğini aynı gece Şeref Yılmazok’un evini arayarak öğrenmeye çalıştığı, çalışma ortamını bozarak işçilerin huzurunu bozduğu, iş düzeni ve iş verimi ile ilgili yeterli performansı göstermediği,son dönemde motivasyon düşüklüğü nedeniyle çalışma ortamının olumsuz etkilendiği belirtilerek davacıdan savunmasının istendiği, davacının iddiaları kabul etmediği, 09.04.2010 tarihli tutanakta, davacının şirkete ait 2009 YGG raporunun da içinde bulunduğu birçok bilgi, belge ve evrakı iki adet karton koliye yerleştirerek götürme teşebbüsünde bulunduğu, ancak kapı kilidinin göbeği değiştirilerek engellendiği, belirtilerek davacının savunmasının istendiği, davacının iddiaları yine reddettiği anlaşılmıştır.
Somut olayda şüphe feshi söz konusudur. Bu tür fesihte, işverenin işçisine karşı duyduğu şüphe, aralarındaki güven ilişkisinin zedelenmesine yol açmaktadır. İşverenden katlanması beklenemeyecek bir şüpheden dolayı, işçinin iş ilişkisinin devamı için gerekli olan uygunluğu ortadan kalktığından, güven ilişkisinin sarsılmasına yol açan şüphe, işçinin kişiliğinde bulunan bir sebeptir. Ciddi, önemli ve somut olayların haklı kıldığı şüphe, güven potansiyeline sahip olmaksızın ifa edilemeyecek iş için işçinin uygunluğunu ortadan kaldırdığından, şüphe feshi, işçinin yeterliliğine ilişkin fesih türü olarak gündeme gelecektir.
Davacının işyerine ait gizli bilgileri şirket ortaklığından ayrılan kişinin kurduğu ve eşininde çalıştığı rakip şirkete aktardığı kanıtlanmamış ise de davacının yaptığı iddia olunan olaylar iş ilişkisinin devamı için gerekli olan güveni yıkmaya elverişli bir şüphe olup, insan kaynakları müdürü olarak çalışan davacı ile işveren arasındaki güven ilişkisi sarsılmıştır. Bu durumda davalı işverenin artık işçiyi çalıştırması mümkün değildir. Bu sebeple iş sözleşmesinin feshi haklı nedene dayanmasa da, feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilmelidir. İşverence yapılan fesih geçerli nedene dayandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 235,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 06.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.